Yaratılış 28

2. Yakup Harran’a Kaçar (28. Bölüm)

28:1-9   İshak, Yakup’u çağırdı ve onu bereketledi, sonra onu Mezopotamya’nın bir bölgesi olan PaddanAram’a gönderdi; İshak, Yakup’un Kenanlılar yerine annesinin halkı arasından kendisine bir eş bulmasını istiyordu. Bu durum, Esav’a, İsmailoğullarından bir kızla evlenerek babasının kutsamasını geri alma fikri verdi. İyilik olması için kötülük yapılan (eşleri çoğaltmak) bir durumdu bu.

28:10-19   Yakup, Beytel’de bir düş gördü. Düşünde yeryüzüne bir merdiven dikildiğini, başının göklere eriştiğini gördü. Gördüğü düş, “gökyüzü ve yeryüzü arasında gerçek, kesintisiz ve yakın bir iletişim bulunduğu gerçeğini açıklıyordu; özellikle vurgulanan, yüceliği içindeki Tanrı ve tek başına olan insan arasındaki iletişim.” 1 Rab İsa, Natanel ile karşılaştığında bu olaydan söz etmiş ve bunu ikinci gelişi ve bin yıllık dönemdeki yüceliği ile birleştirmişti (Yu.1:51). Ama imanlılar şimdiden Rab’le paydaşlık etme zevkinin tadını çıkarabilirler. Yakup’un yüreği geçmişte olanlara duyduğu pişmanlıkla, şimdinin yalnızlığıyla ve geleceğin belirsizliğiyle doluyken, Tanrı lütfederek İbrahim ve İshak’la yaptığı gibi onunla da bir antlaşma yaptı. Bu arkadaşlık vaadini inceleyelim: “seninle birlikteyim”; güvenlik: “gideceğin her yerde seni koruyacağım”; rehberlik: “seni bu topraklara geri getireceğim”; ve kişisel güvence: “verdiğim sözü yerine getirinceye kadar senden ayrılmayacağım.” Tanrı’yla karşılaştığından emin olan Yakup yerin adını değiştirdi, yerin eski adı Luz’du (ayrılık), yeni adı Beytel (Tanrı’nın evi) oldu.

Yakup, sevinçle şaşırdığı ve huşu ile donup kaldığı “Beytel’den” önce Tanrı’yla kişisel bir ilişki yaşamamıştı.

28:20-22   Burada Yakup’un Tanrı ile pazarlık ettiğini düşünüyoruz. Aslında Tanrı’nın vaat ettiğinden daha azı için pazarlık ediyordu (14. ayet). İmanı, Tanrı’nın sözüne güvenecek kadar güçlü değildi, bu nedenle Tanrı antlaşmasını yerine getirirse O’na ondalık vereceğini söyledi. Bu konuda başka bir yorum daha yapılır: “Eğer” sözcüğü, tüm İbrani kökenli antlaşmaların doğasında var olduğundan, Yakup koşulsuz olarak ondalık vermek üzere kendini bağlıyordu (bk. Say.21:2; Hak.11:30,31; 1Sa.1:11; benzeri antlar).

 

Kutsal Kitap

1 İshak Yakupu çağırdı, onu kutsayarak, ‹‹Kenanlı kızlarla evlenme›› diye buyurdu,
2 ‹‹Hemen Paddan-Arama, annenin babası Betuelin evine git. Orada dayın Lavanın kızlarından biriyle evlen.
3 Her Şeye Gücü Yeten Tanrı seni kutsasın, verimli kılsın, soyunu çoğaltsın; soyundan halklar türesin.
4 İbrahimi kutsadığı gibi seni ve soyunu da kutsasın. Öyle ki, Tanrının İbrahime verdiği topraklara -üzerinde yabancı olarak yaşadığın bu topraklara- sahip olasın.››
5 İshak Yakupu böyle uğurladı. Yakup Paddan-Arama, kendisinin ve Esavın annesi Rebekanın kardeşi Aramlı Betuel oğlu Lavanın yanına gitmek üzere yola çıktı.
6-7 Esav İshakın Yakupu kutsadığını, evlenmek üzere Paddan-Arama gönderdiğini öğrendi. Ayrıca Yakupu kutsarken, babasının, ‹‹Kenanlı kızlarla evlenme›› diye buyurduğunu, Yakupun da annesiyle babasını dinleyip Paddan-Arama gittiğini öğrendi.
8 Böylece babasının Kenanlı kızlardan hoşlanmadığını anladı.
9 İsmailin yanına gitti. İbrahim oğlu İsmailin kızı, Nevayotun kızkardeşi Mahalatla evlenerek onu karılarının üzerine getirdi.
10 Yakup Beer-Şevadan ayrılarak Harrana doğru yola çıktı.
11 Bir yere varıp orada geceledi, çünkü güneş batmıştı. Oradaki taşlardan birini alıp başının altına koyarak yattı.
12 Düşte yeryüzüne bir merdiven dikildiğini, başının göklere eriştiğini gördü. Tanrının melekleri merdivenden çıkıp iniyorlardı.
13 RAB yanıbaşında durup, ‹‹Atan İbrahimin, İshakın Tanrısı RAB benim›› dedi, ‹‹Üzerinde yattığın toprakları sana ve soyuna vereceğim.
14 Yeryüzünün tozu kadar sayısız bir soya sahip olacaksın. Doğuya, batıya, kuzeye, güneye doğru yayılacaksınız. Yeryüzündeki bütün halklar sen ve soyun aracılığıyla kutsanacak.
15 Seninle birlikteyim. Gideceğin her yerde seni koruyacak ve bu topraklara geri getireceğim. Verdiğim sözü yerine getirinceye kadar senden ayrılmayacağım.››
16 Yakup uyanınca, ‹‹RAB burada, ama ben farkına varamadım›› diye düşündü.
17 Korktu ve, ‹‹Ne korkunç bir yer!›› dedi, ‹‹Bu, Tanrının evinden başka bir yer olamaz. Burası göklerin kapısı.››
18 Ertesi sabah erkenden kalkıp başının altına koyduğu taşı anıt olarak dikti, üzerine zeytinyağı döktü.
19 Oraya Beytelfü adını verdi. Kentin önceki adı Luzdu.
20 Sonra bir adak adayarak şöyle dedi: ‹‹Tanrı benimle olur, gittiğim yolda beni korur, bana yiyecek, giyecek sağlarsa,
21 babamın evine esenlik içinde dönersem, RAB benim Tanrım olacak.
22 Anıt olarak diktiğim bu taş Tanrı’nın evi olacak. Bana vereceğin her şeyin ondalığını sana vereceğim.››

1. H.D.M. Spence and J.S.Exell, “Genesis,” The Pulpit Commentary, s.349-350.