Nehemya 5

4. İç Sorunlar ve Yeni Sosyal Düzenleme (5, 6. Bölümler)

5:1-7   Onarım çalışmalarının ortasında çirkin bir iç sorun doğdu. Yiyecek giderek azalmaya ve pahalılaşmaya başladı. Enflasyon ve kralın Yahudiler’e koyduğu verginin ağırlığı pek çok kişiyi yoksullaştırdı. Daha zengin olan kardeşlerinden borç para almak ve mülklerini ipotek etmek zorunda kaldılar. Hatta bazıları oğullarını köle, kızlarını da cariye olarak sattı. Ülkelerine başkaları sahip olduğu için, çocuklarını geri alacak paraları yoktu. Nehemya’ya üzücü ve kötü durumlarını aktardıklarında, Nehemya kentin zenginlerini bir araya topladı ve onları payladı.

5:8-10   Nehemya ve diğerleri, halkı putperest komşularının tutsaklığından kurtarmaya çalışırken, onların kendi Yahudi kardeşlerini tutsaklığa sürüklemeleri tutarsız bir davranış değil miydi? Tanrı’yla doğru bir ilişki sürdürmeleri kendi güvenlikleri için gerekli değil miydi? Faiz alarak Kutsal Yasa’yı bozmuşlardı; Tanrı’yla ilişkilerini soğutmaya nasıl cesaret edebilmişlerdi? (9, 10. ayetler; Çık.22:25). Önderleri olarak Nehemya bile, borçlardan faiz almayarak onlara örnek olmamış mıydı? Onların da aynı şekilde davranmaları gerekmez miydi?

5:11,12   Nehemya zenginlere, faiz alarak kazandıkları mülkü geri vermeleri konusunda ısrar etti. Para, buğday, yeni şarap ve zeytinyağının yüzde birini geri vermeliydiler. Zenginler de bunu yapacaklarına söz verdiler. Kâhinler çağırıldı ve verdikleri sözü tutacaklarına dair içtikleri andı mühürlediler.

5:13   Verdiği sözü tutmayanlar için ciddi bir uyarıda bulunuldu. Kim verdiği sözü tutmazsa, Tanrı da bu kişileri etekteki toz gibi silkecek ve ellerindekini alacaktı. Yürekten, “Amin” diyerek toplantıdan ayrıldılar ve sözlerini tuttular.

5:14-19   Beşinci bölüm, Nehemya’nın vali olarak on iki yıllık memuriyetinin kısa öyküsüyle son bulur. Nehemya halka yük olmak yerine halkı destekledi. Valilik görevinden yararlanarak bir tarla bile almadı ya da geleceğini düşünerek küpünü doldurmaya kalkışmadı. Kendini, Yeruşalim’i kardeşleri için güvenilir bir yer haline getirmeye adamıştı; kendi kişisel geleceğini düşünmüyordu. Halkı kendi sofrasına oturttu ve yabancıların konukseverliğinden yararlanmalarına izin verdi. Tüm bunları Tanrı’dan korktuğu için yaptı. Tanrı’nın, Nehemya’nın fedakarlıklarını izliyor olması, Nehemya için yeterliydi.

 

Kutsal Kitap

1 Bir süre sonra kadınlı erkekli halk Yahudi kardeşlerinden şiddetle yakınmaya başladı.
2 Bazıları, ‹‹Biz kalabalığız›› diyordu, ‹‹Oğullarımız, kızlarımız çok. Yaşamak için buğdaya ihtiyacımız var.››
3 Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.
4 Bazıları ise, ‹‹Krala vergi ödemek için tarlalarımızı, bağlarımızı karşılık gösterip borç para aldık›› diyordu,
5 ‹‹Yahudi kardeşlerimizle aynı kanı taşımıyor muyuz? Bizim çocuklarımızın onlarınkinden ne farkı var? Oğullarımızı kızlarımızı köle olarak satmak zorunda kaldık. Kızlarımızdan bazıları cariye olarak satıldı bile. Çaresiz kaldık. Çünkü tarlalarımız, bağlarımız başkalarının elinde.››
6 Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.
7 Düşününce soylularla yetkilileri suçlu buldum. Onlara, ‹‹Kardeşlerinizden faiz alıyorsunuz!›› dedim. Onlara karşı herkesi bir araya topladım. Sonra şöyle dedim:
8 ‹‹Biz yabancılara satılan Yahudi kardeşlerimizi elimizden geldiğince geri almaya çalışırken siz kardeşlerinizi satıyorsunuz. Yine bize satılsınlar diye mi?›› Sustular, söyleyecek söz bulamadılar.
9 Sonra, ‹‹Yaptığınız doğru değil›› dedim, ‹‹Düşmanlarımız olan öteki ulusların aşağılamalarından kaçınmak için Tanrı korkusuyla yaşamanız gerekmez mi?
10 Kardeşlerim, adamlarım ve ben ödünç olarak halka para ve buğday veriyoruz. Lütfen faiz almaktan vazgeçelim!
11 Tarlalarını, bağlarını, zeytinliklerini, evlerini onlara hemen geri verin. Bir de faiz olarak aldığınız gümüşün, buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının yüzde birini verin.››
12 ‹‹Veririz›› dediler, ‹‹Artık onlardan hiçbir şey istemeyeceğiz. Ne diyorsan öyle yapacağız.›› Kâhinleri çağırdım ve yetkililere kâhinlerin önünde verdikleri sözü tutacaklarına ilişkin ant içirdim.
13 Sonra eteğimi silktim ve dedim ki, ‹‹Kim verdiği sözü tutmazsa, Tanrı da onu böyle silksin; malını mülkünü elinden alsın; tamtakır bıraksın.›› Herkes buna, ‹‹Amin›› dedi ve RABbe övgüler sundu. Ve sözlerini tuttular.
14 Yahudada valilik yaptığım on iki yıl boyunca, ilk atandığım günden son güne kadar, Artahşastanın krallığının yirminci yılından otuz ikinci yılına dek, ne ben, ne kardeşlerim valiliğe ayrılan yiyecek bütçesine dokunmadık.
15 Benden önce görev yapan valiler halka yük oldular. Onlardan kırk şekel gümüşün yanısıra yiyecek ve şarap da aldılar. Uşakları bile halkı ezdi. Ama ben Tanrıdan korktuğum için böyle davranmadım.
16 Surların onarımını sürdürdüm. Adamlarımın hepsi işin başında durdu. Bir tarla bile satın almadık.
17 Çevremizdeki uluslardan bize gelenlerin dışında Yahudilerden ve yetkililerden yüz elli kişi soframa otururdu.
18 Benim için her gün bir boğa, altı seçme koyun, tavuklar kesilir, on günde bir de her türden bolca şarap hazırlanırdı. Bütün bunlara karşın valiliğin yiyecek bütçesine dokunmadım. Çünkü halk ağır yük altındaydı.
19 Ey Tanrım, bu halk uğruna yaptıklarım için beni iyilikle an.