Mısır’dan Çıkış 33

3. Halkın Tövbesi (33:1-6)

Rab, Kenan’a yapacakları yolculukta günahlı İsrailliler’e eşlik etmeyi reddetti; belki onları yolda yok edebilirdi. Bunu yerine, temsilcisi olarak meleğini gönderecekti. Halk bu kötü haberi duyduğunda yasa büründü ve kimse takı takmadı. Daha önce, altın buzağıyı yapmak için üzerlerindeki takıları kullanmışlardı, ama Horev Dağı’ndan sonra İsrailliler takılarını çıkardılar.

4. Musa’nın Buluşma Çadırı (33:7-11)

7. ayette söz edilen çadır, tapınak değildi; tapınak henüz yapılmamıştı. Sözü edilen çadır Musa’nın ordugahın dışında kurduğu, Buluşma Çadırı olarak adlandırılan geçici bir çadırdı. Rab’bi aramayı arzulayan kişiler ordugahın dışındaki bu çadıra giderlerdi. Ordugah, halkın günahı nedeniyle kirlenmiş olduğundan, çadır ordugahın dışına kurulmuştu. Musa çadıra girince, Tanrı’nın huzurunu belirten bulut sütunu aşağıya inerdi. 11. ayet, Musa’nın Tanrı’yı olduğu gibi gördüğü anlamına gelmez. Yalnızca Tanrı’yla doğrudan, yüz yüze, engelsiz yaşadığı paydaşlığı belirtir. Yeşu adlı genç adamın çadırdan çıkmadığını fark etmemiz önemlidir. Belki de Yeşu’nun daha sonraki ruhsal başarısının sırrı budur.

5. Musa’nın Duası (33:12-23)

33:12-17   Musa, halkını Kenan’a götürmesi için Tanrı’nın kendileriyle birlikte gelmesini istedi. Sonra Rab lütfetti ve Varlığının onlara eşlik edeceğine dair söz verdi. Musa, bundan azıyla yetinmeyeceği konusunda ısrar etti. Nuh gibi, Musa da Rab’bin gözünde lütuf bulmuştu ve ricası kabul edildi. “Güvenlik, tehlikenin yokluğunda değil, Tanrı’nın Varlığındadır.”

33:18-23   Musa sonra Tanrı’nın yüceliğini görmek istedi. Tanrı ona, kendisini lütuf ve merhamet Tanrısı olarak açıklayacağına söz vererek karşılık verdi (Çık.34:6,7).

Musa Tanrı’nın yüzünü görüp yaşayamazdı, ama Tanrı’nın yüceliği geçerken bir kayanın üzerinde durmasına izin verildi. Tanrı’nın sırtını görecekti. Bu, elbette mecazi bir dildir; Tanrı’nın bir bedeni yoktur (Yu.4:24). Hywel Jones bu konuda şöyle demiştir: “Musa, Rab’bin tüm görkemini ima eden bir parlaklık görecekti.” 1

Tanrı’nın yüzünü gören hiç kimse yaşayamaz (20. ayet). Bu ifade, hiç kimsenin Tanrı’nın yüceliğine peçesiz olarak bakamayacağı anlamına gelir. Tanrı, “Hiç kimsenin göremeyeceği yaklaşılmaz ışıkta oturur” (1Ti.6:16). Bu anlamda, hiç kimse hiçbir zaman Tanrı’yı görmemiştir (1Yu.4:12). Bu durumda, Kutsal Kitap’ta Tanrı’yı gören ve ölmeyen kişilerden söz eden bölümleri nasıl açıklayabiliriz? Örneğin, Hacer (Yar.16:13); Yakup (Yar.32:30); Musa, Harun, Nadav, Avihu ve İsrail’in yetmiş ileri geleni (Çık.24:9-11); Gideon (Hak.6:22,23); Manoah ve karısı (Hak.13:22); Yeşaya (Yşa.6:1); Hezekiel (Hez.1:26, 10:20); Yuhanna (Va.1:17).

Adı geçen tüm bu kişiler, Rab İsa Mesih tarafından temsil edilen Tanrı’yı görmüşlerdi. İsa Mesih bazen Rab’bin meleği olarak (bu öğretiş konusunda bkz. Hakimler 6. bölüm), bazen bir insan olarak görünmüş ve bir kez de kendisini bir ‘Ses’le göstermiştir (Çık.24:9-11; Yas.4:12). Baba’nın bağrında bulunan biricik Oğul, Tanrı’yı tanıttı (Yu.1:18). Mesih, Tanrı yüceliğinin parıltısı, O’nun varlığının öz görünümüdür (İbr.1:3). Bu nedenle Rab İsa şöyle demiştir: “Beni gören Baba’yı görmüştür” (Yu.14:9).

 

Kutsal Kitap

1 RAB Musaya, ‹‹Buradan git›› dedi, ‹‹Sen ve Mısırdan çıkardığın halk İbrahime, İshaka, Yakupa, ‹Orayı senin soyuna vereceğim› diye ant içtiğim topraklara gidin.
2-3 Süt ve bal akan ülkeye senden önce bir melek gönderecek, Kenan, Amor, Hitit, Periz, Hiv ve Yevus halklarını oradan kovacağım. Ben sizinle gelmeyeceğim, çünkü inatçı insanlarsınız. Belki sizi yolda yok ederim.››
4 Halk bu kötü haberi duyunca yasa büründü. Kimse takı takmadı.
5 Çünkü RAB Musaya şöyle demişti: ‹‹İsraillilere de ki, ‹Siz inatçı insanlarsınız. Bir an aranızda kalsam, sizi yok ederim. Şimdi üzerinizdeki takıları çıkarın, size ne yapacağıma karar vereyim.› ››
6 Böylece Horev Dağından sonra İsrailliler takılarını çıkardı.
7 Musa bir çadır alır, ordugahın dışına, biraz öteye kurardı. Ona ‹Buluşma Çadırı› derdi. Kim RABbe danışmak istese, ordugahın dışındaki Buluşma Çadırına giderdi.
8 Musa ne zaman çadıra gitse, bütün halk kalkar, herkes çadırının girişinde durarak Musa içeri girinceye kadar arkasından bakardı.
9 Musa çadıra girince, bulut sütunu aşağı iner, RAB Musayla konuştuğu sürece girişi kapardı.
10 Bulut sütununun çadırın girişinde durduğunu gören herkes kalkar, kendi çadırının girişinde tapınırdı.
11 RAB Musayla iki arkadaş gibi yüz yüze konuşurdu. Sonra Musa ordugaha dönerdi. Ama genç yardımcısı Nun oğlu Yeşu çadırdan çıkmazdı.
12 Musa RABbe şöyle dedi: ‹‹Bana, ‹Bu halka öncülük et› diyorsun, ama kimi benimle göndereceğini söylemedin. Bana, ‹Seni adınla tanıyorum, senden hoşnudum› demiştin.
13 Eğer benden hoşnutsan, lütfen şimdi bana yollarını göster ki, seni daha iyi tanıyıp hoşnut etmeye devam edeyim. Unutma, bu ulus senin halkındır.››
14 RAB, ‹‹Varlığım sana eşlik edecek›› diye yanıtladı, ‹‹Seni rahata kavuşturacağım.››
15 Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,
16 ‹‹Yoksa benden ve halkından hoşnut kaldığın nereden bilinecek? Bize eşlik etmenden, değil mi? Ancak o zaman benimle halkın yeryüzünün öteki halklarından ayırt edilebiliriz.››
17 RAB, ‹‹Söylediğin gibi yapacağım›› dedi, ‹‹Çünkü senden hoşnut kaldım, adınla tanıyorum seni.››
18 Musa, ‹‹Lütfen görkemini bana göster›› dedi.
19 RAB, ‹‹Bütün iyiliğimi önünden geçireceğim›› diye karşılık verdi, ‹‹Adımı, RAB adını senin önünde duyuracağım. Merhamet ettiğime merhamet edeceğim, acıdığıma acıyacağım.
20 Ancak, yüzümü görmene izin veremem. Çünkü yüzümü gören yaşayamaz.››
21 Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.
22 Görkemim oradan geçerken seni kayanın kovuğuna sokup geçinceye kadar elimle örteceğim.
23 Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek.››

1. (33:18-23) Hywel R. Jones, daha fazla belge mevcut değildir.