Mısır’dan Çıkış 14

B. Kızıldeniz’i Geçiş (14. Bölüm)

14:1-9   Bu bölüm, Kutsal Kitap’ın en etkili bölümlerinden biridir. Rab, İsrailoğulları’nı Kızıldeniz’in batısındaki Pi-Hahirot’a doğru güneye yönlendirdi. Bu, kaçışı imkansızlaştırmış görünüyordu, ama durumun zorluğu, gelen mucizeyi daha da görkemli hale getirdi. Firavun, İsrail halkının tuzağa düştüğünü düşündü ve seçme altı yüz savaş arabasının yanı sıra, Mısır’ın tüm savaş arabalarını sorumlu sürücüleri ile birlikte yanına alarak peşlerine düştü. Firavun, deniz kenarında konaklamış çaresiz görünen iki milyon İsrailli’ye yetişti. İsrail halkı, firavunun ordusu ve deniz arasında sıkışıp kaldı.

14:10-14   İsrailoğulları gözlerini kaldırıp Mısır ordusunun arkalarından geldiğini gördüklerinde dehşetten donakaldılar, ama bilgece davranarak Rab’be feryat ettiler. Sonra yine de, Rab’bin önderi olan Musa’ya, daha önce yaptıkları gibi (5:21) yakındılar; çölde ölmektense, Mısır’da kalıp kölelik etmek kendileri için daha iyi olacaktı. Bu davranışları bütünüyle imansız yüreklerini ortaya koymaktaydı. Artık çekingen olmayan Musa onlara, “Sakin olmalarını ve Rab’bin onları nasıl kurtaracağını görmelerini” söyledi.

14:15-18   Tarihteki en büyük mucizelerden biri gerçekleşmek üzereydi:

Rab Musa’ya şöyle buyurdu: “İsrailliler’e söyle, ilerlesinler. Sen değneğini kaldır ve elini denizin üzerine uzat. Sular yarılacak ve İsrailliler kuru toprak üzerinde yürüyerek denizi geçecekler.”

Tanrı’nın Mısırlılar’ın yüreklerini sertleştirmesi, firavun ve tüm askeri gücünün üzerinde yücelik kazanması konusunda Matthew Henry şunları yazar:

Tanrı, lütfunun etkilerine uzun zamandır direnen kişilere gazabını göstermekle adil davrandı. İnatçı, küstah ve asi firavun üzerinde Tanrı’nın zaferi görünecekti. 1

14:19-28   Tanrı’nın meleği (Mesih, bkz. Hak.6) bulut sütunu olarak İsrail ordusunun arkasına geçti; halkı Mısırlılar’dan korudu. Bulut sütunu, İsrailliler’in bulunduğu tarafı aydınlattı, Mısırlılar’ın tarafını ise kararttı. Musa, Kızıldeniz’e ikiye ayrılmasını buyurduğunda, denizin suları ikiye bölünerek sağ ve solda duvar oluşturdu. Ortada kuru, toprak bir yol belirdi. İsrailliler, güvenlik içinde kuru toprak üzerinde yürüyerek denizi geçtiler, ama firavunun ordusu onları izlemeye kalktığında, Rab onlara sıkıntı verdi; savaş arabalarının tekerleklerini yoldan çıkardı, arabalarını zorlukla sürüyorlardı. Kaçmaya çalıştılar, ama başaramadılar. Musa’nın buyruğu üzerine sular üzerlerine döndü, firavunun tüm ordusunu yuttu. Bir kişi bile sağ kalmadı. Kızıldeniz’i ikiye ayıran iman, biz Tanrı’nın isteği yönünde ilerlediğimizde, imkansızı başarmamızı sağlayan imanla aynıdır.

14:29-31   Kızıldeniz’i geçmek, Tanrı’nın Eski Antlaşma’daki en büyük güç gösterisi olarak bilinir, ama tüm zamanların en büyük gücü, Mesih’i ölümden dirilten güçtür.

 

Kutsal Kitap

1-2 RAB Musaya, ‹‹İsraillilere söyle, dönsünler›› dedi, ‹‹Pi- Hahirot yakınlarında, Migdol ile deniz arasında, Baal-Sefonun karşısında deniz kıyısında konaklasınlar.
3 Firavun şöyle düşünecek: ‹İsrailliler ülkede şaşkın şaşkın dolaşıyorlardır, çöl onları kuşatmıştır.›
4 Firavunu inatçı yapacağım. Onların peşine düşecek. Böylece firavunla ordusunu yenerek yücelik kazanacağım. Mısırlılar bilecek ki, ben RABbim.›› İsrailliler söyleneni yaptılar.
5 Halkın kaçtığı Mısır Firavununa bildirilince, firavunla görevlileri onlara ilişkin düşüncelerini değiştirdiler: ‹‹Biz ne yaptık?›› dediler, ‹‹İsraillileri salıvermekle kölelerimizi kaybetmiş olduk!››
6 Firavun savaş arabasını hazırlattı, ordusunu yanına aldı.
7 Seçme altı yüz savaş arabasının yanısıra, Mısırın bütün savaş arabalarını sorumlu sürücüleriyle birlikte yanına aldı.
8 RAB Mısır Firavununu inatçı yaptı. Firavun zafer havası içinde ilerleyen İsraillilerin peşine düştü.
9 Mısırlılar firavunun bütün atları, savaş arabaları, atlıları, askerleriyle onların ardına düştüler ve deniz kıyısında, Pi-Hahirot yakınlarında, Baal-Sefonun karşısında konaklarken onlara yetiştiler.
10 Firavun yaklaşırken, İsrailliler Mısırlıların arkalarından geldiğini görünce dehşete kapılarak RABbe feryat ettiler.
11 Musaya, ‹‹Mısırda mezar mı yoktu da bizi çöle ölmeye getirdin?›› dediler, ‹‹Bak, Mısırdan çıkarmakla bize ne yaptın!
12 Mısırdayken sana, ‹Bırak bizi, Mısırlılara kulluk edelim› demedik mi? Çölde ölmektense Mısırlılara kulluk etsek bizim için daha iyi olurdu.››
13 Musa, ‹‹Korkmayın!›› dedi, ‹‹Yerinizde durup bekleyin, RAB bugün sizi nasıl kurtaracak görün. Bugün gördüğünüz Mısırlıları bir daha hiç görmeyeceksiniz.
14 RAB sizin için savaşacak, siz sakin olun yeter.››
15 RAB Musaya, ‹‹Niçin bana feryat ediyorsun?›› dedi, ‹‹İsraillilere söyle, ilerlesinler.
16 Sen değneğini kaldır, elini denizin üzerine uzat. Sular yarılacak ve İsrailliler kuru toprak üzerinde yürüyerek denizi geçecekler.
17 Ben Mısırlıları inatçı yapacağım ki, artlarına düşsünler. Firavunu, bütün ordusunu, savaş arabalarını, atlılarını yenerek yücelik kazanacağım.
18 Firavun, savaş arabaları ve atlılarından ötürü yücelik kazandığım zaman, Mısırlılar bilecek ki, ben RABbim.››
19-20 İsrail ordusunun önünde yürüyen Tanrının meleği yerini değiştirip arkaya geçti. Önlerindeki bulut sütunu da yerini değiştirip arkalarına, Mısır ve İsrail ordularının arasına geldi. Gece boyunca bulut bir yanı karartıyor, öbür yanı aydınlatıyordu. Bu yüzden, bütün gece iki taraf birbirine yaklaşamadı.
21 Musa elini denizin üzerine uzattı. RAB bütün gece güçlü doğu rüzgarıyla suları geri itti, denizi karaya çevirdi. Sular ikiye bölündü,
22 İsrailliler kuru toprak üzerinde yürüyerek denizi geçtiler. Sular sağlarında, sollarında onlara duvar oluşturdu.
23 Mısırlılar artlarından geliyordu. Firavunun bütün atları, savaş arabaları, atlıları denizde onları izliyordu.
24 Sabah nöbetinde RAB ateş ve bulut sütunundan Mısır ordusuna baktı ve onları şaşkına çevirdi.
25 Arabalarının tekerleklerini çıkardı; öyle ki, arabalarını zorlukla sürdüler. Mısırlılar, ‹‹İsraillilerden kaçalım!›› dediler, ‹‹Çünkü RAB onlar için bizimle savaşıyor.›› ‹‹Çamura saplanmasını sağladı›› anlamına da gelebilir.
26 RAB Musaya, ‹‹Elini denizin üzerine uzat›› dedi, ‹‹Sular Mısırlıların, savaş arabalarının, atlılarının üzerine dönsün.››
27 Musa elini denizin üzerine uzattı. Sabaha karşı deniz olağan haline döndü. Mısırlılar sulardan kaçarken RAB onları denizin ortasında silkip attı.
28 Geri dönen sular savaş arabalarını, atlıları, İsraillilerin peşinden denize dalan firavunun bütün ordusunu yuttu. Onlardan bir kişi bile sağ kalmadı.
29 Ama İsrailliler denizi kuru toprakta yürüyerek geçmişlerdi. Sular sağlarında, sollarında onlara duvar oluşturmuştu.
30 RAB o gün İsraillileri Mısırlıların elinden kurtardı. İsrailliler deniz kıyısında Mısırlıların ölülerini gördüler.
31 RAB’bin Mısırlılar’a gösterdiği büyük gücü gören İsrail halkı RAB’den korkup O’na ve kulu Musa’ya güvendi.

1. (14:15-18) Henry, “Exodus,” I:332