Mezmurlar 1

YORUM

I. BİRİNCİ KİTAP (1 – 41. Mezmurlar)

1. Mezmur: İyi Yaşam

Mezmurlar, günahlı yaşamın iyi bir yaşam tarzı olduğu konusundaki yanlış görüşü yadsıyarak başlar. Her gün okuduğumuz yayınlar, gerçekten kalıcı doyumu insanın kendisini bedenin tutkularına teslim etmesiyle elde edeceği düşüncesiyle beyin yıkamaktadır. Radyo, televizyon ve dergilerin bütünü, tutku özgürlüğüne izin vermenin, doyuma ulaşmayı sağlayan yol olduğunu göstermeye çalışırlar. Saf ve temiz yaşam, “ahlâk ve inanç sofularına” bırakılmıştır. Ancak Mezmur yazarı, doğruları bütün açıklığıyla bildirir.

1:1   Tanrısızların yaşam biçiminden uzak duran kişi, gerçek mutluluğu bulan kişidir. Tanrısızlarla ilişkisinde ölçülüdür. Onların günahlarını ve alaylarını onayladığını davranışlarıyla ifade etmekten sakınır. Bu, mutluluğu bulan kişinin kendisini kötülerden bütünüyle dışladığı anlamına gelmez. Aksine, onlara “günah, doğruluk ve yargı” konularında tanıklık ederek, onları kalıcı zevkin tek kaynağı olan Mesih’le tanıştırmak ister. Bu kişiler tanrısızlar için gerçek bir dosttur, ama onlarla ortaklığa girmezler.

1:2   Mutluluğu Tanrı’da bulan kişi, aynı zamanda O’nun Yasası’ndan da zevk alır. RAB’bin sözüne doyumsuz bir açlık duyar. Kutsal Kitap’ı sever ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür. Bu şekilde kendi yaşamını zenginleştirerek diğerleri için de bir bereket kaynağı olur.

1:3   Günahtan ayrılan ve Kutsal Kitap’a bağlanan kişi, güçlü, sağlıklı, verimli bir ağacın bütün özelliklerini taşır:

Akarsu kıyılarına dikilmiştir 1 – asla tükenmeyen bir beslenme ve tazelenme kaynağına sahiptir.

Meyvesini mevsiminde verir – Kutsal Ruh’un lütfu kendisinde görülür, sözleri ve eylemleri daima doğru ve uygun zamanlıdır.

Yaprağı hiç solmaz – ruhsal yaşamı değişimlerden etkilenmez ve sürekli içsel yenilenmeyle karakterize edilir. D. L. Moody şöyle demiştir: “Rab’bin bütün ağaçları her zaman yeşil kalır.” 2

Bu tür bir insan yaptığı her işte başarılı olacaktır. Bunun nedeni, elbette ki Rab’le paydaşlık içinde yaşaması ve bundan dolayı bütün hizmetinin Kutsal Ruh aracılığıyla yönlendirilmesidir. Hıristiyan yaşamında etkin ve başarılı olmanın tek yolu, Tanrı’nın Ruhu tarafından yönetilmektir. İnsanın yönettiği eylemler, müthiş bir zaman, para ve emek kaybıdır!

1:4   Kötüler böyle değildir; akarsu kıyılarına dikilmemişlerdir. Ürün vermezler, dayanıklılıktan ve refahtan yoksundurlar. Saman çöpü gibi, bedenleri ve özleri yoktur. Yaşam fırtınaları estiğinde, köksüz olduklarını kanıtlarlar. Güçlü bir rüzgar onları sürükler götürür.

1:5   Tanrısızlar yargılanınca aklanamazlar. Yargı gününde büyük beyaz tahtta oturan Tanrı’nın önünde elbette duracaklardır. Ancak burada kastedilen, yeterli bir savunmaya sahip olmayacaklarıdır. Başka bir değişle ise, tutunacak bir dalları olmayacaktır! Bunun da ötesinde, doğrular topluluğunda asla yer bulamayacaklardır. Rab İsa Mesih’e iman aracılığıyla, lütufla kurtulmuş olanlardan sonsuza kadar uzakta kalacaklardır.

1:6   Bütün bunların nedeni nedir? Rab doğruların yolunu bilir. Yalnızca yaşamlarından haberdar olmakla kalmaz, aynı zamanda onları onaylar da. Günahlı bir yaşamın sonu, sonsuz ölüm olacaktır!

Bir kişinin yazgısının yaşam biçimine göre belirlenmediğini ne kadar vurgulasak azdır. Bunu belirleyen unsur, kişinin İsa Mesih’e iman aracılığıyla yeniden doğup doğmadığıdır. Doğru kişi günahını itiraf eden ve Rab İsa Mesih’i kişisel Kurtarıcısı olarak kabul etmiş olandır. Sürdüğü doğru yaşam, Mesih’teki yeni yaşamının bir sonucudur. Tanrısız kişi, ihtiyacını kabullenmeyi ve Rab İsa’nın önünde diz çökmeyi reddedendir. Kurtarıcı’yı kabul etmek yerine günahlarının içinde kalarak kötü sonunu mühürlemiş olur.

 

Kutsal Kitap

1 Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez,
Günahkârların yolunda durmaz,
Alaycıların arasında oturmaz.
2 Ancak zevkini RABbin Yasasından alır
Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.
3 Böylesi akarsu kıyılarına dikilmiş ağaca benzer,
Meyvesini mevsiminde verir,
Yaprağı hiç solmaz.
Yaptığı her işi başarır.
4 Kötüler böyle değil,
Rüzgarın savurduğu saman çöpüne benzerler.
5 Bu yüzden yargılanınca aklanamaz,
Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.
6 Çünkü RAB doğruların yolunu gözetir,
Kötülerin yolu ise ölüme götürür.

1. “Ekilmiş” (shātûl) olarak çevrilen sözcüğün birebir anlamı, bir yer­den çıkarıp başka yere dikmektir. (Koehler-Baumgartner, Lexicon in Veteris Testamenti Libros, s.1015); yeniden doğmuş bir kişinin görünü­müne uygundur.

2. D. L. Moody, Notes from My Bible, s.64.