2 Krallar 6

8. Su Yüzüne Çıkan Balta Demiri (6:1-7)

Peygamber topluluğu, büyük olasılıkla Eriha ya da Gilgal’da Elişa’yla birlikte yaşadıkları yerden memnun değillerdi. Bu nedenle peygamberden, Şerianın yanına gidip orada ev yapmak için izin aldılar. Ev yapımı zamanında adamlardan biri, ödünç aldığı bir balta demirini Şeria sularına düşürdü. Elişa adamın yalvarışına, ırmağa bir dal atarak karşılık verdi. Dalı ırmağa attığında, balta demiri su yüzüne çıktı ve minnettar adam elini uzatıp balta demirini aldı.

9. Mucizevi Askeri Manevralar (6:8-23)

Elişa’nın mucizevi güçleri hakkındaki bir diğer kanıt, düşman kampında olup biten en gizli askeri harekattan bile haberdar olmasıydı. Aram Kralı şaşırmıştı, çünkü tüm gizli planları İsrail Kralı tarafından haber alınıyordu. Bu nedenle, adamlarından birinin İsrail casusu olduğunu bile düşündü. Peygamber Elişa’nın, planlarını İsrail Kralı’na açıkladığını öğrendiğinde, ne pahasına olursa olsun, Elişa’yı ele geçirmeye karar verdi. Peygamberin kuzey Samiriye yakınlarındaki Dotan Kenti’nde olduğunu işitince, gece kenti kuşatmaları için bir çapulcu grubu gönderdi. Elişa’nın uşağı sabah olduğunda, kenti kuşatan düşmanları görünce dehşete düşmüştü. Ama peygamberin duasına yanıt olarak uşağa, halkını koruması için Tanrı tarafından gönderilen ateş arabalarını ve atlıları görmesi için mucizevi güç sağlandı.

Elişa Rab’den, Aramlılar’ı kör etmesini istedi. Böylelikle peygamber, onları Dotan’dan Samiriye’ye kadar rahatça götürebilecekti. İsrail Kralı onları öldürmeyi önerdiğinde Elişa, İsrail Kralı’na, kılıç ve yayla esir aldığı tutsakları öldürmeyeceğini hatırlattı. Şimdi hiç savaşmadan eline teslim edilen bu insanları nasıl öldürürdü? Krala onları beslemesini ve evlerine geri göndermesini buyurdu. Bu insancıl davranışıyla kötülüğü iyilikle yendi. Bu tür çapulcu gruplar bir daha İsrail topraklarına ayak basmadılar.

16. ayet bize, 1.Yuhanna 4:4’ü hatırlatır: “Sizde olan, dünyadakinden üstündür.” Kötülüğün güçleriyle yaptığımız ruhsal savaşta korunuruz ve bize, Gücü Her Şeye Yeten Müttefikimiz tarafından destek verilir. İmanla edilen dua aracılığıyla, Rab yürek gözlerimizi açabilir. Böylelikle bizi savunduğunu görebilir ve Şeytan’ın yıkıcı amaçlarından korunduğumuzdan emin olabiliriz.

10. Samiriye’de Kıtlık (6:24 – 7:20)

6:24-31   Bu ayetlerdeki olaylar tarihsel sıralama düzeniyle verilmemiştir.  Aram Kralı Ben-Hadat Samiriye’yi öylesine başarıyla kuşatmıştır ki, kentte kıtlık baş göstermiştir (Eğer bu kuşatma, 8:1-2’de sözü edilen yedi yıllık kıtlıktan sonra olduysa, durumun ne kadar ciddi olduğunu anlayabiliriz). Halk murdar yiyecekler (eşek kellesi) ya da bitki veya tahıl satın almak için bile fahiş fiyatlar ödemek zorundaydı. “Güvercin gübresi” 1 (Keçiboynuzu tohumu) yenebilir bir bitkinin adıydı. Bitkiye günümüzde “Beytlehem Yıldızı” denilir. İsrail Kralı, Rab’den başka hiç kimsenin yardım edemeyeceğini kabullendi ve halkın insan eti yediğini öğrendiğinde derin yas tuttu. Elişa’yı, bu korkunç koşulları hiçbir şekilde düzeltemediği için suçlayıp gün sona ermeden onu öldüreceğine dair ant içti.

6:32,33   Ancak Elişa, kralın niyetiyle ilgili Rab tarafından bilgilendirildi ve halkın ileri gelenlerine kralın bir habercisinin yolda olduğunu, habercisinin ardından kralın kendisinin de geldiğini söyledi. Onlara, kralın kendisi gelinceye kadar haberciyi içeri almamalarını buyurdu. Haberci, daha Elişa konuşmasını bitirmeden gelerek, Aramlılar’a teslim olmaktan başka yapılacak hiçbir şey olmadığını söyleyerek, “Bu felaket RAB’dendir. Neden hâlâ RAB’bi bekleyeyim?” dedi. Bu olay bize şunu hatırlatır: “Kralın yüreği RAB’bin elindedir, kanaldaki su gibi onu istediği yöne çevirir” (Özd.21:1).

Burada İsrail Kralı’nın adı geçmez; aslında kralın adı 4-8. bölümlerdeki olayların hiçbirinde kaydedilmemiştir. Birçok yorumcu, Yoram’ın kuşatma sırasında tahtta olduğu görüşünü benimser, ama Elişa’nın dört farklı kralın egemenliği altında, yarım yüzyılı aşan hizmeti ve olayların tarih düzenlemesine göre kaydedilmeyişleri nedeniyle, emin olmak imkansızdır.

 

Kutsal Kitap

1 Bir gün peygamber topluluğu Elişaya, ‹‹Bak, yaşadığımız yer bize küçük geliyor›› dedi,
2 ‹‹Lütfen izin ver, Şeria Irmağı kıyısına gidelim, ağaç kesip kendimize ev yapalım.›› Elişa, ‹‹Gidin›› dedi.
3 Peygamberlerden biri, ‹‹Lütfen kullarınla birlikte sen de gel›› dedi. Elişa, ‹‹Olur, gelirim›› diye karşılık verdi
4 ve onlarla birlikte gitti. Şeria Irmağı kıyısına varınca ağaç kesmeye başladılar.
5 Biri ağaç keserken balta demirini suya düşürdü. ‹‹Eyvah, efendim! Onu ödünç almıştım›› diye bağırdı.
6 Tanrı adamı, ‹‹Nereye düştü?›› diye sordu. Adam ona demirin düştüğü yeri gösterdi. Elişa bir dal kesip oraya atınca, balta demiri su yüzüne çıktı.
7 Elişa, ‹‹Al onu!›› dedi. Adam elini uzatıp balta demirini aldı.
8 Aram Kralı İsraille savaş halindeydi. Görevlilerine danıştıktan sonra, ‹‹Ordugahımı kuracak bir yer seçtim›› dedi.
9 Tanrı adamı Elişa, İsrail Kralına şu haberi gönderdi: ‹‹Sakın oradan geçmeyin, çünkü Aramlılar oraya doğru iniyorlar.››
10 İsrail Kralı adam gönderip oradaki durumu denetledi. Böylece Tanrı adamı İsrail Kralını birkaç kez uyardı. Kral da önlem aldı.
11 Bu durum Aram Kralını çok öfkelendirdi. Görevlilerini çağırıp, ‹‹İçinizden hanginizin İsrail Kralından yana olduğunu söylemeyecek misiniz?›› dedi.
12 Görevlilerden biri, ‹‹Hiçbirimiz, efendimiz kral›› diye karşılık verdi, ‹‹Yalnız İsrailde yaşayan Peygamber Elişa senin yatak odanda söylediklerini bile İsrail Kralına bildiriyor.››
13 Aram Kralı şöyle buyurdu: ‹‹Gidip onun nerede olduğunu öğrenin. Adam gönderip onu yakalayacağım.›› Elişanın Dotanda olduğu bildirilince,
14 kral oraya atlılar, savaş arabaları ve büyük bir kuvvet gönderdi. Geceleyin varıp kenti kuşattılar.
15 Tanrı adamının uşağı erkenden kalktı. Dışarıya çıkınca kentin askerler, atlılar ve savaş arabalarınca kuşatıldığını gördü. Dönüp Elişaya, ‹‹Eyvah, efendim, ne yapacağız?›› diye sordu.
16 Elişa, ‹‹Korkma, çünkü bizim yandaşlarımız onlarınkinden daha çok›› diye karşılık verdi.
17 Sonra şöyle dua etti: ‹‹Ya RAB, lütfen onun gözlerini aç, görsün!›› RAB uşağın gözlerini açtı. Uşak Elişanın çevresindeki dağların atlılarla, ateşten savaş arabalarıyla dolu olduğunu gördü.
18 Aramlılar kendisine doğru ilerleyince Elişa RABbe şöyle yalvardı: ‹‹Ya RAB, lütfen bu halkı kör et.›› RAB Elişanın yalvarışını duydu ve onları kör etti.
19 Bunun üzerine Elişa onlara, ‹‹Yanlış yoldasınız›› dedi, ‹‹Aradığınız kent bu değil. Beni izleyin, sizi aradığınız adama götüreyim.›› Sonra onları Samiriyeye götürdü.
20 Samiriyeye girdiklerinde Elişa şöyle dua etti: ‹‹Ya RAB, bu adamların gözlerini aç, görsünler.›› RAB gözlerini açınca adamlar Samiriyenin ortasında olduklarını anladılar.
21 İsrail Kralı adamları görünce Elişaya, ‹‹Onları öldüreyim mi? Öldüreyim mi, baba?›› dedi.
22 Elişa, ‹‹Hayır, öldürme›› diye karşılık verdi, ‹‹Kendi kılıç ve yayınla tutsak aldığın insanları nasıl öldürürsün. Önlerine yiyecek içecek bir şeyler koy, yiyip içtikten sonra izin ver, krallarına dönsünler.››
23 Bunun üzerine İsrail Kralı adamlara büyük bir şölen verdi, yedirip içirdikten sonra da onları krallarına gönderdi. Aramlı akıncılar bir daha İsrail topraklarına ayak basmadılar.
24 Bir süre sonra, Aram Kralı Ben-Hadat bütün ordusunu toplayıp İsraile girdi ve Samiriyeyi kuşattı.
25 Samiriyede büyük bir kıtlık oldu. Kuşatma sonunda bir eşek kellesinin fiyatı seksen şekel gümüşe, dörtte bir kav güvercin gübresinin fiyatı ise beş şekelfı gümüşe çıktı.
26 İsrail Kralı surların üzerinde yürürken, bir kadın, ‹‹Efendim kral, bana yardım et!›› diye seslendi.
27 Kral, ‹‹RAB sana yardım etmiyorsa, ben nasıl yardım edebilirim ki?›› diye karşılık verdi, ‹‹Buğday mı, yoksa şarap mı istersin?
28 Derdin ne?›› Kadın şöyle yanıtladı: ‹‹Geçen gün şu kadın bana dedi ki, ‹Oğlunu ver, bugün yiyelim, yarın da benim oğlumu yeriz.›
29 Böylece oğlumu pişirip yedik. Ertesi gün ona, ‹Oğlunu ver de yiyelim› dedim. Ama o, oğlunu gizledi.››
30 Kadının bu sözlerini duyan kral giysilerini yırttı. Surların üzerinde yürürken, halk onun giysilerinin altına çul giydiğini gördü.
31 Kral, ‹‹Eğer bugün Şafat oğlu Elişanın başı yerinde kalırsa, Tanrı bana aynısını, hatta daha kötüsünü yapsın!›› dedi.
32 Elişa o sırada halkın ileri gelenleriyle birlikte evinde oturuyordu. Kral önden bir haberci gönderdi. Ama daha haberci gelmeden, Elişa ileri gelenlere, ‹‹Görüyor musunuz caniyi?›› dedi, ‹‹Kalkmış, başımı kestirmek için adam gönderiyor! Haberci geldiğinde kapıyı kapayın, onu içeri almayın. Çünkü ardından efendisi kral da gelecek.››
33 Elişa konuşmasını bitirmeden, haberci yanına geldi ve, ‹‹Bu felaket RAB’dendir›› dedi, ‹‹Neden hâlâ RAB’bi bekleyeyim?››

1. Bazıları bunu, yakıt olarak kullanılan kuş gübresi olarak kabul ederler.