2 Krallar 19

19:1-7   Hizkiya, Rab-Şake’nin alaylı tehditlerini işittiğinde canı çok sıkıldı. Peygamber Yeşaya’ya, Yahuda’nın güce en ihtiyacı olduğu zamanda çaresiz olduğunu söylemeleri için haberciler gönderdi. Ayrıca Yeşaya’nın, Yahuda ve Yeruşalim’de sağ kalanlar için dua etmesini istedi. Yeşaya ise, Hizkiya’ya Asur Kralı’ndan korkmamasını, Tanrı’nın onun üzerine bir ruh göndereceğini, Rab-Şake’nin alacağı bir haber üzerine ülkesine dönüp orada öldürüleceğini bildirdi.

19:8-13   Rab-Şake Lakiş’e geri döndüğünde, Sanherib’in saldırısını yakınındaki Livna Kalesi’ne yönelttiğini gördü.

Sanherib, Kûş Kralı Tirhaka’nın kendisine saldırmak üzere yaklaştığını öğrendi. Sövgü dolu bir mektup göndererek Yeruşalim’in bir an önce teslim olmasını sağlamak için kent halkını korkutmayı denedi. Bazı araştırmacılar, 7. ayette sözü edilen haberin, 9. ayette açıklandığını düşünürler – Mısırlılar’ın yaklaştığı haberi. Diğer araştırmacılar ise, bu haberin Babilliler’in başkaldırısı olduğunu söylerler.

19:14-20   Hizkiya bilgece davranarak mektubu tapınağa götürdü ve Rabbin önünde mektubu yere yaydı. Duası, Yahve’ye duyduğu güvenin derin bir ifadesiydi. Duasına yanıt olarak Tanrı, Hizkiya’ya Yeşaya aracılığıyla iki haber gönderdi.

19:21-28   Ayetler Sanherib’e hitap ederler. 29-34. ayetler ise, Hizkiya’ya yazılmıştır. Yeşaya’nın peygamberliği Asur’a karşı söylenen alaylı bir ezgidir. Siyon kızı bakire Yeruşalim’i, Asur’un tehditlerine gülerken resmeder. Sanherib’i, Tanrı’nın kutsal adına hakaret etmekle, Yahuda’yı (Lübnan) istila edeceğini söyleyerek övünmekle, yöneticilerini ve seçkin görevlilerini (yüksek sedir ağaçları ve seçme çamlar) yok edeceğini ve Siyon Dağı’nın gür ormanlarına gireceğini söyleyerek gururlanmakla suçlar. Sanherib aynı zamanda Mısır’a karşı kazandığı zafer dahil olmak üzere diğer müttefikleriyle de övünmekteydi. Farkına varmadığı şey, bu yaptıklarının tamamının Tanrı tarafından zaten yapılmasına karar verilmiş olaylar olduğuydu. Tanrı onun içini de dışını da biliyordu. Bu kibrini, dağılmış ordusunun sağ kalanlarını Asur’a geri göndererek kıracaktı.

19:29-34   Rab, Asurlular’ın Yeruşalim’i fethedemeyeceğine ilişkin bir işaret verdi. Yahuda halkı, Asurlular yüzünden iki yıl boyunca normal ürün yetiştiremeyecek, ama kendiliğinden yetişen ürünlerden beslenecekti. Üçüncü yılda saldırı tehdidinden uzaklaşacak ve ancak o zaman normal hayatlarını sürdürebileceklerdi. Yeruşalim halkı yalnızca hayatta kalmayacak, aynı zamanda Asur Kralı’na kente girmesi ya da kentin üzerine ok atması bile yasaklanacaktı.

5. Sanherib’in Yenilgisi ve Ölümü (19:35-37)

O gece Rab’bin Meleği 1 Asur karargahında yüz seksen beş bin kişiyi öldürdü. Ertesi sabah uyananlar Asurlular’ın cesetleriyle karşılaştılar.

Sanherib, başkenti Ninova’ya döndü ve yirmi yıl sonra orada öldürüldü (İ.Ö. 681). Hizkiya’dan beş yıl daha uzun yaşadı. Yeşaya’nın peygamberliği (7. ayet), Sanherib’in iki oğlu onu öldürdüklerinde ve üçüncü oğlu Esarhaddon tahta geçtiğinde tamamlandı.

 

Kutsal Kitap

1 Kral Hizkiya olanları duyunca giysilerini yırttı, çul kuşanıp RABbin Tapınağına girdi.
2 Saray sorumlusu Elyakimi, Yazman Şevnayı ve ileri gelen kâhinleri Amots oğlu Peygamber Yeşayaya gönderdi. Hepsi çul kuşanmıştı.
3 Yeşayaya şöyle dediler: ‹‹Hizkiya diyor ki, ‹Bugün sıkıntı, azar ve utanç günü. Çünkü çocukların doğum vakti geldi, ama doğuracak güç yok.
4 Yaşayan Tanrıyı aşağılamak için efendisi Asur Kralının gönderdiği komutanın söylediklerini belki Tanrın RAB duyar da duyduğu sözlerden ötürü onları cezalandırır. Bu nedenle sağ kalanlarımız için dua et.› ››
5-6 Yeşaya, Kral Hizkiyadan gelen görevlilere şöyle dedi: ‹‹Efendinize şunları söyleyin: ‹RAB diyor ki, Asur Kralının adamlarından benimle ilgili duyduğunuz küfürlerden korkma.
7 Onun içine öyle bir ruh koyacağım ki, bir haber üzerine kendi ülkesine dönecek. Orada onu kılıçla öldürteceğim.› ››
8 Komutan, Asur Kralının Lakişten ayrılıp Livnaya karşı savaştığını duydu. Krala danışmak için oraya gitti.
9 Kûş Kralı Tirhakanın kendisiyle savaşmak üzere yola çıktığını haber alan Asur Kralı, Hizkiyaya yine ulaklar göndererek şöyle dedi:
10 ‹‹Yahuda Kralı Hizkiyaya deyin ki, ‹Güvendiğin Tanrın, Yeruşalim Asur Kralının eline teslim edilmeyecek diyerek seni aldatmasın.
11 Asur krallarının bütün ülkelere neler yaptığını, onları nasıl yerle bir ettiğini duymuşsundur. Sen kurtulacağını mı sanıyorsun?
12 Atalarımın yok ettiği ulusları -Gozanlıları, Harranlıları, Reseflileri, Telassarda yaşayan Edenlileri- ilahları kurtarabildi mi?
13 Hani nerede Hama ve Arpat kralları? Lair, Sefarvayim, Hena, İvva kralları nerede?› ››
14 Hizkiya mektubu ulakların elinden alıp okuduktan sonra RABbin Tapınağına çıktı. RABbin önünde mektubu yere yayarak
15 şöyle dua etti: ‹‹Ey Keruvlar arasında taht kuran İsrailin Tanrısı RAB, bütün dünya krallıklarının tek Tanrısı sensin. Yeri, göğü sen yarattın.
16 Ya RAB, kulak ver de işit, gözlerini aç da gör, ya RAB; Sanheribin söylediklerini, yaşayan Tanrıyı nasıl aşağıladığını duy.
17 Ya RAB, gerçek şu ki, Asur kralları birçok ulusu ve ülkelerini viraneye çevirdiler.
18 İlahlarını yakıp yok ettiler. Çünkü onlar tanrı değil, insan eliyle biçimlendirilmiş tahta ve taşlardı.
19 Ya RAB Tanrımız, şimdi bizi Sanheribin elinden kurtar ki, bütün dünya krallıkları senin tek Tanrı olduğunu anlasın.››
20-21 Bunun üzerine Amots oğlu Yeşaya, Hizkiyaya şu haberi gönderdi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB şöyle diyor: ‹Asur Kralı Sanherible ilgili olarak bana yalvardığın için diyorum ki, ‹‹ ‹Erden kız Siyon seni hor görüyor,
Alay ediyor seninle.
Yeruşalim kızı ardından alayla baş sallıyor.
22 Sen kimi aşağıladın, kime küfrettin?
Kime sesini yükselttin?
İsrailin Kutsalına tepeden baktın!
23 Ulakların aracılığıyla Rabbi aşağıladın.
Bir sürü savaş arabamla dağların tepesine,
Lübnanın doruklarına çıktım, dedin.
Yüksek sedir ağaçlarını, seçme çamlarını kestim,
Lübnanın en iç noktalarına,
Gür ormanlarına ulaştım.
24 Yabancı ülkelerde kuyular kazdım, sular içtim,
Mısırın bütün kanallarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.
25 ‹‹ ‹Bütün bunları çoktan yaptığımı,
Çok önceden tasarladığımı duymadın mı?
Surlu kentleri enkaz yığınlarına çevirmeni
Şimdi ben gerçekleştirdim.
26 O kentlerde yaşayanların kolu kanadı kırıldı.
Yılgınlık ve utanç içindeydiler;
Kır otuna, körpe filizlere,
Damlarda büyümeden kavrulup giden ota döndüler.
27 Senin oturuşunu, kalkışını,
Ne zaman gidip geldiğini,
Bana nasıl öfkelendiğini biliyorum.
28 Bana duyduğun öfkeden,
Kulağıma erişen küstahlığından ötürü
Halkamı burnuna, gemimi ağzına takacak,
Seni geldiğin yoldan geri çevireceğim.
29 ‹‹ ‹Senin için belirti şu olacak, ey Hizkiya:
Bu yıl kendiliğinden yetişeni yiyeceksiniz,
İkinci yıl ise ardından biteni.
Üçüncü yıl ekip biçin,
Bağlar dikip ürününü yiyin.
30 Yahudalıların kurtulup sağ kalanları
Yine aşağıya doğru kök salacak,
Yukarıya doğru meyve verecek.
31 Çünkü sağ kalanlar Yeruşalimden,
Kurtulanlar Siyon Dağından çıkacak.
Her Şeye Egemen RABbin gayretiyle olacak bu.›
32 ‹‹Bundan dolayı RAB Asur Kralına ilişkin şöyle diyor:
‹Bu kente girmeyecek, ok atmayacak.
Kente kalkanla yaklaşmayacak,
Karşısında rampa kurmayacak.
33 Geldiği yoldan dönecek ve kente girmeyecek› diyor RAB,
34 ‹Kendim için ve kulum Davutun hatırı için
Bu kenti savunup kurtaracağım› diyor.››
35 O gece RABbin meleği gidip Asur ordugahında yüz seksen beş bin kişiyi öldürdü. Ertesi sabah uyananlar salt cesetlerle karşılaştılar.
36 Bunun üzerine Asur Kralı Sanherib ordugahını bırakıp çekildi. Ninovaya döndü ve orada kaldı.
37 Bir gün ilahı Nisrok’un tapınağında tapınırken, oğullarından Adrammelek’le Şareser, onu kılıçla öldürüp Ararat ülkesine kaçtılar. Yerine oğlu Esarhaddon kral oldu.

1. “Mesih’in bedendeki görünümü” olduğu inancı yaygındır (NKJV çevirisinin dipnotlarında büyük harflerle yazılmış olan Melek sözcüğü bu görüşü destekler).