23 Temmuz

“Bütün bunların sonucu, yoldan geçen Petrus’un, hiç değil ise gölgesi bazılarının
üzerine düşsün diye halk hasta olanları caddeye çıkartıp şilteler ve döşekler üzerine yatırır oldu.” (Elçilerin İşleri 5:15)

İnsanlar, Petrus’un hizmetinin güç ile dolu bir hizmet olduğunun farkına vardılar. Petrus’un gittiği her yerde hastalar şifa buluyorlardı.  Halkın, Petrus’un gölgesinin üzerlerine düşmesini istemelerine şaşırmamak gerek! Petrus, muazzam bir etki kullandı.

Her birimiz bir gölge düşürür. İlişkide olduğumuz kişilerin yaşamlarını kaçınılmaz ölçüde etkileriz. Herman Melville şöyle yazdı:

“Yalnızca kendimiz için yaşayamayız. Yaşamlarımız göz ile görünmeyen binlerce iplik aracılığı ile birbirine bağlıdırlar ve eylemlerimiz bu sempatik bağların uzantıları ile nedenler olarak ilerlerler ve bize sonuçlar olarak geri dönerler.

Bir müjde yazıyorsunuz,/ her gün bir bölüm,/ o gün yaptığınız işleri,/ o gün söylediğiniz sözleri kaydediyorsunuz,/ İnsanlar sizin yazdıklarınızı okuyorlar,/ sadakat ile ya da gerçek ile./ Söyleyin! Size göre müjde nedir?/

Bir kişiye müjdelerden hangisini en çok sevdiği sorulduğu zaman, bu kişi şu karşılığı verdi. “Anneme göre Müjde.” Ve John Wesley bir kez şu sözleri söylemişti:

“Ben Hıristiyanlık hakkında annemden İngiltere’deki tüm teologların verebileceği bilginin çok daha fazlasını aldım.”

Bir kişinin bizlerden her birine baktığı zaman ve “İşte bir Hıristiyan’ın aynı böyle olması gerekir” diye düşündüğü zaman, farkındalık kazanırız ve bu sözler bizi ayıltmış olur. Bu kişi, bir oğul ya da bir kız evlat, bir dost ya da bir komşu, bir öğretmen ya da bir öğrenci olabilir. Siz, bu kişinin kahramanı olur, ona model ya da örnek teşkil eder ve idealindeki kişi haline gelirsiniz. Bu kişi, sizi sizin düşündüğünüzden çok daha yakından inceler. İş yaşamınız, kilise yaşamınız, aile yaşamınız, dua yaşamınız- tüm bunların hepsi bu kişinin sizi taklit etmesi için bir model oluşturur. Sizin gölgenizin onun üzerine düşmesini ister.

Genel olarak gölgelerin hiç bir şey olduklarını düşünürüz. Ama üzerlerine düşen ruhsal gölgemiz gerçek bir olgudur. Bu nedenle, kendimize şu soruyu sormamız gerekir:

“Karşılaştığım yaşamları en fazla ne kadar ekleyebilirim? Bu etkim onların yaşamlarında sevinç mi keder mi uyandırıyor? Rab, onların adları ve zamanları ve yerleri ile ilgili kayıtlarına baktığı zaman ne diyecek? ‘Çok bereketli bir etki mi, yoksa kötü izler bırakan bir etki mi?’” (Strickland Gillilan).

Robert G.Lee şunları yazdı:

“Ne olduğunuza, ne söylediğinize ve ne yaptığınıza bakarak diğer kişileri nasıl etkilediğinizi artık bilebilirsiniz; gölgenizin üzerlerine düşen kişiler güneş ışığında olmalıdırlar. İçinizde ne var ise, hırslı bir ifade olmadan, dışarıdan görünecek olan şey ile aynı olacaktır. Yalnızca konuşmanın ve güçlü bir şekilde ikna etmenin ifade etmek için güçsüz olacağı bir etkiyi göstereceksiniz.