13 Şubat

“Birbirinizi sevmekten başka hiç kimseye bir şey borçlu olmayın”  (Romalılar 13:8)

Bu ayeti herhangi ve her tür bir borca karşı bir yasak olarak düşünmemiz gerekmez. Yaşadığımız toplumda telefon, gaz, elektrik ve su faturalarından kaçmamız mümkün değildir. Aynı zamanda belirli koşullar altında kira için her ay aynı miktarı ödemektense, bir evi ipotekle almak daha iyi bir yol olabilir; böylelikle ipotek bittikten sonra ev üzerinde hak kazanılmış olunur. Ve bu gün bir iş sahibi olmak, bazı borçlar için anlaşmaya girmeden mümkün değildir.

Ama buradaki ayet diğer uygulamaları kesinlikle yasaklar. Borcun ödenmesi için en küçük bir fırsat bile yok ise, o zaman bu ayet borcu yasaklar; değerini kaybeden bir ürünün satın alınması için borç alınmasını yasaklar; borcun zamanında ödenmemesini yasaklar. Gerekli olmayan konular için borca girilmesini yasaklar. Boyumuzu aşan borçlar altına girilmesini yasaklar. Kredi kartımız olduğu için anlık bir dürtü ile alış verişler yapmak bir ayartmadır. Had derecede fahiş dengeler üzerinde aşırı faiz ücretleri ödeyerek Rabbin parasını boş yere harcamayı yasaklar.

Bu ayetin amacı, bizi borçluyu sıkıştıran alacaklılardan, aşırı harcamalar sonucu ortaya çıkan evlilik sorunlarından ve Hıristiyan tanıklığına zarar verecek olan iflas davaları gibi sıkıntılı durumlardan korumak içindir.

Genelde alçakgönüllü bir yaşam sürerek ve elimizde bulunanlar ile yaşamak için ekonomik sorumluluk üstlenmemiz gerekir. Bir borçlunun alacaklısına her zaman köle olduğunu hatırlamamız gerekir (Süleyman’ın Özdeyişleri 22:7)

Hıristiyanların tek borcu her zaman birbirlerini sevme konusundaki zorunluluklarıdır. Henüz kurtulmamış olanları sevmeye ve Müjdeyi onlarla paylaşmaya borçluyuz (Romalılar 1:14). Kardeşlerimizi sevmeye ve onlar için canlarımızı vermeye hazır olmaya borçluyuz (1.Yuhanna 3:16). Bu tür bir borcumuz olmadıkça başımız yasa ile asla derde girmeyecektir. Pavlus’un da söylediği gibi, sevgi, yasanın yerine getirilmesidir.