12 Şubat

“… ne bu dağda, ne de Yeruşalim’de….”  (Yuhanna 4:21)

Samiriyeliler için tapınma yerinin merkezi Gerizim dağı idi. Yahudiler için ise Yeruşalim, yeryüzünde Tanrının adını vermiş olduğu yerdi. Ama İsa Samiriyeli bir kadına yeni bir düzen ile ilgili duyuruda bulundu. “… içtenlikle tapınanların Baba’ya ruhta ve gerçekte tapınacakları saat geliyor. İşte o saat şimdidir. Baba da kendisine böyle tapınanları arıyor.”

Artık yeryüzünde tapınma için belirlenmiş olan tek bir yer bile yoktur. Bizim düzenimizde kutsal bir mevkiin yerini Kutsal bir Kişi almıştır. Rab İsa Mesih, şimdi halkının toplandığı merkezdir. Yakup’un söylediği sözler yerine gelmiştir. (Yaratılış 49:10)

Biz O’nda toplanırız. Biz, renkli cam pencereleri olan ve org çalınan adanmış bir bina var diye bir araya gelmiyoruz. Ne kadar yetenekli olursa olsun ve ne kadar etkili ve güzel konuşursa konuşsun bir insan için bir araya gelmeyiz. Rab İsa, tanrısal mıknatıstır.

Yeryüzündeki yer önemli değildir; küçük bir kilisede, bir evde, bir tarlada ya da bir mağarada da toplanabiliriz. Gerçek tapınmada, göksel tapınağa iman aracılığı ile gireriz. Baba Tanrı oradadır. Rab İsa oradadır. Melekler, şenlik alayında yer almışlardır ve oradadırlar. Eski Antlaşma döneminin kutsalları oradadırlar. Ve ölmüş olan Kilise çağı kutsalları da oradadırlar. Bizler işte böyle bir muhterem topluluk ile Kutsal Ruh’un gücünde Rab İsa aracılığı ile Tanrının önünde tapınırken yüreklerimizi dökmek ayrıcalığına sahibiz. Bedenlerimiz hala burada yeryüzünde olsa da, ruhlarımız “aşağıda savaşan huzursuz dünyanın çok çok ötesine geçmiştir.”

Bu sözler, Kurtarıcının sözleri ile çelişki içinde midir? “Nerede iki ya da üç kişi benim adım ile toplanır ise, ben de orada, aralarındayım.” (Matta 18:20) Hayır, aynı zamanda bu da gerçektir. Halkı O’nun adı ile bir araya geldiği zaman, O da özel bir şekilde aralarındadır. Rab İsa, dualarımızı ve övgülerimizi alır ve onları Baba’ya sunar. Rab İsa’nın aramızda olması bizim için ne kadar büyük bir ayrıcalık.