6 Ocak

 ”İçimde, yani benliğimde iyi bir şey bulunmadığını biliyorum.” (Romalılar 7:18)

Eğer genç bir imanlı bu dersi Hıristiyan yaşamının erken döneminde öğrenir ise, kendisini daha sonraki dönemde çok büyük bir sıkıntıdan kurtarmış olur. Kutsal Kitap bize eski, kötü ve tövbe etmemiş doğamızda İYİ BİR ŞEY BULUNMADIĞINI öğretir. Benlikte iyi olan hiç bir şey yoktur. Tövbe edilen anda da benlikte en küçük bir şey bile gelişmez. Bir ömür boyu süren Hıristiyan yaşamı aracılığı ile de hiç bir şey değişmez. Aslında Tanrı, eski doğayı iyileştirmeye çalışmaz. Tanrı, eski doğayı Çarmıhta ölüme mahkum etmiştir ve onu ölü bir şekilde muhafaza etmek ister.

Buna gerçekten inanır isem, bu inancım beni boş ve yararsız bir uğraştan kurtaracaktır. Tanrı’nın iyi bir şey bulunmadığını zaten söylemiş olduğu bir yerde herhangi iyi bir şey aramayacağım.

Kendimi hayal kırıklığından kurtaracağım. Kendimde herhangi iyi bir şey bulmadığım zaman, asla hayal kırıklığına uğramayacağım. İçimde iyi bir şey bulunmadığını önceden de biliyordum.

Bu inancım beni iç gözlem yapmaktan da kurtaracak. Benlikte zaferin mevcut olmadığı açıklaması ile başlıyorum. Aslında benlik ile meşgul olmak yenilgi ifade eder.

Bu inancım beni aynı zamanda araştırma ışığını benliğe yönelten psikolojik ve psikiyatrik danışmanlık almaktan da koruyacak. Bu tür bir tedavi sorunu çözmek yerine sorunu şiddetlendirir.

İnancım bana yalnızca Rab İsa ile meşgul olmam gerektiğini öğretir. Robert Murray McCheyne,

“Kendinize bir kez bakarsanız, Mesih’e on kez bakmalısınız”

 demiştir. Bu, iyi bir dengedir! Başka biri ise, kutsanmış bir benliğin bile yüceltilmiş Mesih’in yerini asla alamayacağını söylemiştir. Ve ilahi yazarının sözlerine kulak verelim:

“Benlikten kaçarak Kurtarıcımıza sığınmak ne kadar tatlıdır.”

Pek çok modern vaaz ve pek çok yeni Hıristiyan kitabı kişileri iç gözleme yönelik bir aleme gönderirler ve onları huyları ile, öz değerleri ile, takıntıları ve çekingenlikleri ile meşgul ederler. Bu tür bir akımın tamamı bir dengesizlik faciasıdır ve geride bıraktığı iz bir insan enkazıdır.

“Bu konuda düşünmeye layık olamayacak kadar kötüyüm, istediğim şey kendimi unutmak ve tüm düşüncelerimi gerçekten hak eden Tanrı’ya bakmaktır.”