5 Ocak

“Yanındaki adamlar benim için fazla..”   (Hakimler 7:2)

Hepimizin, başarıyı istatistiklere göre yargılamak için gizli bir arzusu ve eğilimi vardır. Küçük gruplar ile bağlantılı olarak bir kınama ölçüsü vardır, oysa büyük kalabalıklar dikkat çeker ve saygı uyandırırlar. Bu gibi bir konuda nasıl davranmamız gerekir?

Büyük sayılar, eğer Kutsal Ruh’un ürünü iseler, küçümsenmemeleri gerekir. Örneğin, Pentikost gününde 3.000 canın Tanrının Krallığına alınması Kutsal Ruh’un bir ürünü idi. Tanrı için yücelik ve insanlık için bereket anlamına geldikleri zaman, büyük sayılar için sevinmemiz gerekir. Yüreklerini ve seslerini övgüler söyleyerek Tanrı’ya kaldıran ve kurtuluş mesajı ile dünyaya ulaşan kalabalıklar görmeyi özlememiz son derece yerinde bir istektir.

Öte yandan, gurura kapılmaya yönlendirdikleri zaman, büyük sayılar kötüdürler. İsrail,

“Kendi gücümüz ile kurtulduk” (Hakimler 7:2)

 diyemesin diye Tanrı, Gidyon’un ordusundaki adamların sayısını azaltmıştı. E. Stanley Jones bir defasında

“rakamlar konusunda acele etmenin toplu bencilliğe yönlendirdiği “

 çağımızdan tiksindiğini söylemişti.

Büyük rakamlar, Rab yerine insan gücüne güvenmeye yönlendirdikleri takdirde kötüdürler. Davut’un nüfus sayımı konusunda sıkıntı çekmesinin nedeni büyük olasılık ile bu idi (2.Samuel 24:2-4). Yoav, kralın niyetinin saf olmadığını sezdi ve buna karşı çıktı, ama karşı çıkması bir işe yaramadı. Eğer onlara ulaşmak için standartları düşürür, Kutsal Kitap ilkelerinden ödün verir, mesajın netliğini bozar ya da tanrısal disiplin uygulama konusunda başarısız olur isek, o zaman büyük sayılar arzu edilmez hale gelirler. Eğer zihinlerimiz Rab yerine kalabalıklar üzerinde düşünmeye başlarsa, yukarda yazılı olanları yapmak için her zaman ayartılırız.

Büyük rakamlar, eğer yakın paydaşlığın kaybı ile sonuçlanırlar ise, hiç de ideal değildirler. İnsanlar kalabalık içinde kayboldukları zaman, bulunmadıkları yerde eksiklikleri hissedilmediği zaman, sevinçlerini ve üzüntülerini hiç kimse paylaşmadığı zaman, işte o zaman, bir bedende yaşama kavramının tamamı terk edilmiş olur.

Büyük rakamlar, eğer beden içindeki armağanın gelişimini boğdukları takdirde kötüdürler. İsa’nın 12 öğrenci seçmesinin özellik taşıyan bir anlamı vardır. Büyük bir kalabalığın idaresi güç olurdu.

Tanrı’nın genel kuralı, küçük bir kalabalığın tanıklığı aracılığı ile çalışmak olmuştur. Büyük kalabalıklar O’na çekici gelmez ya da küçük gruplar aracılığı ile reddedilmez. Büyük rakamlar ile övünmememiz gerekir, ama büyük rakamlar aynı zamanda eğer kendi tembelliğimiz ve kayıtsızlığımızın sonuçları iseler, küçük rakamlara da razı olmamamız gerekir.