20 Ocak

“Onların günahlarını ve suçlarını artık anmayacağım.” (İbraniler 10:17)

Tanrının, Mesih’in kanıyla örtülmüş olan günahları bağışlama konusundaki kudreti Kutsal Yazılarda bulunan ve canı en çok tatmin eden gerçeklerden biridir.

“Doğu batıdan ne kadar uzak ise, o kadar uzaklaştırdı bizden isyanlarımızı” (Mezmur 103:12) ayetini okuduğumuz zaman, harika bir şaşkınlık yaşarız. Hizkiya ile birlikte, “günahlarımı arkana attın” (Yeşaya 38:17) diyebilmemiz bir mucizedir. Rabbin söylediği şu sözleri işittiğimiz zaman zihinlerimiz ürker ve tereddüde kapılır: “İsyanlarınızı bulut gibi, günahlarınızı sis gibi sildim” (Yeşaya 44:22). Ama şimdi okuyacaklarımız okuduğumuz bu sözlerden daha da harikadır. “Suçlarını bağışlayacağım, günahlarını artık anmayacağım” (Yeremya 31:34).

Günahlarımızı itiraf ettiğimiz zaman Tanrı bizleri yalnızca affetmez, aynı zamanda hemen o anda onları unutur. Günahlarımızı O’nun unutma denizine hemen gömdüğünü söylediğimiz zaman, gerçeği esnetmiş olmayız. Bu konu ile ilgili olarak, yakasını bırakmayan bir günahın aynen tekrar eden sesi ile mücadele eden bir imanlının deneyimi örnek gösterilebilir. İmanlı, bir zayıflık anında ayartmaya teslim oldu. Ve hemen Rabbin huzuruna koşarak şöyle dedi:

“Rab, aynı şeyi yine yaptım.”

Sonra, Rabbin şöyle söylediğini duyduğunu düşündü.

“Neyi tekrar yaptın?”

Burada anlatılmak istenen şey elbette imanlının itirafını izleyen o bir anlık saniye içinde Tanrının işlenen günahı çoktan unutmuş olduğudur.

Her şeyi bilen Tanrının unutabilmesi harika bir paradokstur. Buna rağmen O her şeyi bilir. Yıldızların her birinin sayısını ve adını bilir. O, geçirdiğimiz sarsıntıların sayısını bilir ve döktüğümüz gözyaşlarımızı bir şişede toplar. O, tek bir serçe yere düştüğü zaman bundan haberdardır. O, başımızda kaç tel saç olduğunu bile bilir. Ama tüm bunlara rağmen yine de itiraf edilen ve bir daha işlenmeyen bu günahları unutur. David Seamands şöyle demiştir:

“Her şeyi bilen tanrısal bilginin nasıl olup da unutabileceğini bilmiyorum, ama unuttuğunu biliyorum.”

Son olarak belirteceğimiz bir nokta daha var! Tanrının bağışladığı ve unuttuğu söylendiği zaman, oraya üzerinde “Balık tutmak yasaktır!” yazan bir levha yerleştirdiği doğrudur. Tanrının unutmuş olduğu benim ya da diğer kişilerin geçmişteki günahlarını bir balık tutarcasına bu denizden çıkarmak bana yasaklanmıştır. Bu konuda çok zayıf bir belleğe ve çok iyi bir unutkanlığa sahip olmamız gerekir.20