2 Ocak

“Her biriniz alçakgönüllülük ile öbürünü kendinden üstün saysın.” (Filipeliler 2:3b)

İnsanın diğer kişileri kendisinden üstün sayması, doğal değildir; düşmüş insanın doğası egosuna böyle bir darbe vurulmasına karşı isyan eder. Bunu yapmak insani açıdan mümkün değildir, bizim, doğamıza aykırı böyle bir yaşam sürdürmek için gücümüz yoktur. Ancak tanrısal açıdan bunu yapmak mümkündür, içimizde konut kurmuş olan Kutsal Ruh başkalarının onurlandırılması için benliğimizi yok sayma konusunda bizi güçlendirir.

Gideon, bu yazdıklarımız için iyi bir örnek oluşturur. Gidyon’un üç yüz adamı Midyanlıları bozguna uğrattıktan sonra, Gidyon, son darbeyi vurduktan sonra Efrayimli adamları çağırdı. Bu adamlar düşmanın kaçış yolunu kestiler ve Midyanlı iki önderi esir aldılar. Ama bu Efrayimoğulları neden daha önce çağrılmadıkları için Gidyon’u sert bir dil ile eleştirdiler. Gidyon ise, onlara şöyle karşılık verdi:

“Efrayim’in bağ bozumundan arta kalan üzümler, Aviezer’in bütün bağ bozumu ürününden daha iyi değil mi?” (Hakimler 8:2)

Bu sözlerin anlamı şuydu: Efrayimoğullarının düşmanı temizleme harekatı Gidyon tarafından sürdürülen tüm savaştan daha şanlı ve şerefli idi. Gidyon’daki bencillikten uzak bu ruh Efrayimoğullarını teskin etti.

Yoav, Rabba’nın saray semtini ele geçirdiği zaman, büyük bir alçakgönüllülük gösterdi ve sonra ulaklar göndererek Davut’u çağırdı ve ammon Kralının başında bulunan çok değerli tacı alarak Davut’un başına koydu (2.Samuel 12:26-28). Yoav, kazanılan zaferin Davut’u şereflendirmesinden oldukça hoşnuttu. Bu olay, Yoav2ın yaşamında görülen soylu davranışlardan bir tanesini ortaya koyuyordu.

Elçi Pavlus, Filipelilere kendisinden daha fazla değer verdi ve onlara şöyle dedi:

“Kanım imanınızın sunusu ve hizmeti üzerine adak şarabı gibi dökülecek olsa da seviniyor, hepinizin sevincine katılıyorum.” (Filipeliler 2:17)

Daha yakında olmuş olaylardan birinde Mesih’in sevgili hizmetkarlarından biri diğer değerli vaizler ile birlikte bekleme odasında platforma çıkmak üzere hazır bekliyordu; sonunda nihayet kapıya vardığı zaman, gök gürlemesini andıran coşkun bir alkış koptuğunda, bu kişi, kendisini izleyen kişilerin bu alkışa maruz kalmaları için çabucak kenara çekiliverdi.

Birinin kendisinden feragat etmesine ilişkin en üstün örnek, Rab İsa’nın Kendisidir. Bizim yüceltilmemiz için O, Kendisini alçalttı. Bizim zengin olabilmemiz için O, yoksul oldu. Bizim yaşayabilmemiz için O, öldü.

“Mesih İsa’da olan bu düşünce, sizlerde de olsun.”