12 Ocak

“.. Tanrı’dan almadığın neyin var ki?”  (1.Korintliler 4:7)

Bu çok yerinde bir sorudur, çünkü hepimizin büyüklüğünü azaltır. Almadığımız hiçbir şeye sahip değilizdir. Fiziksel ve zihinsel donanımımıza doğum aracılığı ile sahip olduk. Nasıl göründüğümüz ve ne kadar zeki olduğumuz, gururu aklamayacak kadar kontrolümüzün ötesinde olan bir şeydir. Görünümümüz ve zekamız, doğumun eseridir.

Tüm bildiğimiz aldığımız eğitimin bir sonucudur. Zihinlerimize bilgiyi diğer kişiler boşaltmıştır. Çoğu zaman özgün bir düşünceye sahip olduğumuzu düşündüğümüzde, o düşüncenin ilk kez yirmi yıl önce okumuş olduğumuz bir kitapta yer aldığını görürüz. Emerson:

“En iyi düşüncelerimin hepsi eskiden yaşamış olan kişiler tarafından çalınmıştır”

der.

Yeteneklerimiz konusunda ne diyebiliriz? Bazı yeteneklerin aileden geldikleri kesindir. Bu yetenekler eğitim ve uygulama aracılığı ile gelişirler. Ancak burada önemli olan nokta bu yeteneklerin bizden kaynaklanmadıklarıdır. Bu yetenekler bize verilmiştir.

Pilatus, elinde bulunan yetki nedeni ile kibirlendi, ama Rab İsa ona şunu hatırlattı:

 “Sana gökten verilmese idi, benim üzerimde hiç bir yetkin olmazdı.” (Yuhanna 19:11)

Kısaca ifade edecek olur isek, insanın aldığı her soluk Tanrı’dan gelen bir armağandır. Pavlus, 1.Korintliler 4:7 ayetinde aynı soruyu sormaya devam eder:

“Tanrıdan almadığın neyin var ki? Madem aldın, niçin almamış gibi övünüyorsun?”

Örneğin, Harriet Beecher Stowe, yazmış olduğu ‘Uncle Tom’s Cabin’ adlı kitabından kendisine pay çıkarmayı bu nedenden dolayı reddetmiştir.

“Uncle tom’s Cabin kitabının yazarı ben miyim? Aslında, ben öyküyü kontrol edemedim. Öykü kendi kendisini yazdı. Kitabı Rab yazdı ve ben O’nun elindeki alçakgönüllü bir araç idim. Öykünün tamamı bana peş peşe vizyonlar halinde geldi ve ben sadece bu vizyonları sözcüklere döktüm. Tüm övgü yalnızca O’na aittir!”

Tanrıdan almadığımız hiç bir şeye sahip olmadığımız ile ilgili sürekli farkındalık bizi övünmekten ve kendimizi kutlamaktan kurtarır ve bizde olan herhangi iyi bir şey ya da yaptığımız herhangi iyi bir şey için bizi, yüceliği Tanrıya vermeye yönlendirir.

Bu nedenle,

“dünyada iyilik yapanın, adaleti, doğruluğu sağlayanın, ben Rab olduğumu anlamak ile ve beni tanımak ile övünsün övünen. Çünkü ben bunlardan hoşlanırım, diyor RAB.” (Yeremya 9:23-24)