28 Nisan

“Çocuklarım, babanızın uyarılarına kulak verin.
Dikkat edin ki, anlayışlı olasınız.” (Süleyman’ın Özdeyişleri 4:1)

Süleyman’ın Özdeyişleri 4.bölümün ilk dört ayetinde Süleyman iyi öğüdün nasıl olacağını ve bir kuşaktan diğerine nasıl aktarılması gerektiğini tanımlar. Babasının kendisine nasıl öğrettiğini anlatır, sonra kendi oğluna aynı konuda ısrar eder ve iyi öğretişe ve doğru uyarılara dikkat etmelerini öğütler.

Genç insanların yaşamın pratikteki ilişkileri ile ilgili konuları yersel anne ve babalarından mümkün olan en fazla şekilde öğrenmeleri sağduyulu bir tutumdur. Ama aynı zamanda eşit derecede doğru olan bir başka önemli nokta daha vardır; her genç Hıristiyan’ın ruhsal bir öğreticisi olması gerekir; bu kişi, genç imanlının sorular sorabileceği, güvenebileceği, paylaşımlar ile geniş tecrübesinden yaralanabileceği ve ihtiyaç duyduğu alanlarda yardım alabileceği biri olmalıdır. Eğer bir anne ve baba bu rolü üstlenebiliyor ise, o zaman çok daha iyi olur. Ancak böyle bir anne ve baba yok ise, o zaman yukarıda belirtilen bir ruhsal öğreticinin bulunması gerekli hale gelir.

Tanrısayar ve olgun imanlılar çok engin bir pratik bilgi birikimine sahiptirler. Hiç kuşkusuz yenilgiler tecrübe etmişlerdir, ama bu yenilgilerden değerli dersler öğrenmişlerdir ve sonraki zamanlarda bu tür yenilgilerden kendilerini nasıl sakınabileceklerini de bilirler. Yaşça olgun olan Hıristiyanlar genellikle bir sorunun genç insanların gözden kaçırabilecekleri görünümlerini görebilirler. Ve dengeli olmayı ve makul olmayan aşırılıklardan uzak durmayı öğrenmişlerdir.

Bilge ve genç bir Timoteos onun bilgeliğinden ve tecrübesinden yararlanmaya çalışarak bir Pavlus yetiştirecektir. Kendisinden önce aynı durumlardan geçmiş olan birine danışarak, kendisini aşağılanmadan ve budalaca hareket etmekten korumuş olur. Bir kişinin yaşlılığını küçük görmek yerine, yaşlı kişileri çatışma anında savaşmış ve iyi bir sonuç elde etmiş olan kişiler olarak onurlandıracaktır.

Genel olarak konuştuğumuz takdirde, yaşlı kutsallar, gençler üzerinde baskı kurmayacaklardır. Onlar, talep edilmemiş bir öğüdün iyi bir öğüt olduğunu bilirler. Ancak, kendilerine danışıldığı zaman, tecrübeleri sonucu elde ettikleri anlayışı paylaşmaktan her zaman sevinç duyarlar.

Bu nedenle, eğer bir genç kişi şehvet ile mücadele ediyor ise, ya da Tanrının rehberliğini nasıl bulacağını bilmek istiyor ise, ya da Tanrının onu hizmet alanına çağırıp çağırmadığını merak ediyor ise, ya da ekonomik alandaki konularını düzenlemek için yardıma ihtiyaç duyuyor ise, ya da daha etkin bir dua yaşamına sahip olmayı özlüyor ise, belirli sorunun üzerine ışık tutabilecek olan ruhsal bir rehberin yardımını aramak ile bilgece davranmış olacaktır. Başın üzerindeki o gri saçların altında genellikle yarar sağlayacak olan bir bilgelik temeli yer almaktadır. Diğer kişilerin anlayışlarından ve geçmişteki tecrübelerinden yararlanmak durur iken, neden öğrenmek için zor yollar tercih edilsin?