22 Nisan

“İsa’nın Rab olduğunu ağzın ile açıkça söyler ve Tanrının
O’nu ölümden dirilttiğine yürekten iman edersen, kurtulacaksın.”  (Romalılar 10:9)

Bu çok rağbet gören Müjde ayeti, düşmüş bir insanın kabul etmesi çok zor olan iki temel gerçeği – beden alma ve diriliş – tek bir noktada toplar. Bu öğretişleri ve vurguladıkları her şeyi kabul etmeden kurtuluş gerçekleşemez.

Önce İsa’nın Rab olduğunu açıkça söylememiz gerekir, yani, Beytlehem’deki yemlikte doğan bu Kişi’nin beden alan Tanrı olduğunu kabul etmeli ve bunu ağzımız ile söylemeliyiz. Rab İsa’nın Tanrı olduğu, tüm kurtuluş planındaki en önemli gerçektir.

İkinci olarak, yüreğimizde Tanrının O’nu ölümden dirilttiğine inanmamız gerekir. Ancak, bu gerçek, diriliş gibi basit bir gerçekten çok daha büyük bir anlama sahiptir. Bu gerçeğe, Rab İsa’nın çarmıhta Yerimize Geçen Kişi olarak öldüğü gerçeği de dahildir. Bizim günahlarımızın hak ettiği cezayı O ödedi. Bizim sonsuza kadar katlanmamız gereken Tanrının gazabına O katlandı. Sonra Tanrı O’nu üçüncü gün Mesih’in bizim tüm günahlarımız için kurban oluşuna ilişkin Tanrının tam olarak tatmin olduğu ile ilgili bir kanıt olarak ölümden diriltti.

O’nu Rab ve Kurtarıcı olarak kabul ettiğimiz zaman, Kutsal Kitap kurtulduğumuzu söyler.

Ama biri şöyle bir soru sorabilir:

“Ağız ile açıkça söylemek neden inanmaktan önce gelir? Önce inanıp sonra ağzımız ile açıkça söylemez miyiz?”

Pavlus, 9. Ayette beden alma ve dirilişi vurgular ve bunların ne şekilde oluştuklarına dair tarihsel düzeni ortaya koyar – önce beden alma ve otuz üç yıl sonra dirilme.

Bir sonraki ayette inanma konusuna ağızla açıkça söyleme konusundan önce yer verir.

“Çünkü insan yürekten iman ederek aklanır, imanını ağzı ile açıklayarak kurtulur.”

Buradaki sıralama yeniden doğduğumuz zaman gerçekleşir. Önce Kurtarıcıya iman ederiz ve sonra aklanırız. Ve sonra gider zaten elde etmiş olduğumuz kurtuluşu ağzımız ile açıkça söyleriz.

Ayetimiz, saf ve açık sözlü bir sadeliğe sahiptir ve bu konuda uzun süreli bir tazeliği vardır. Bu nedenle şu çocuk şarkısındaki sözlere şaşırmamak gerekir:

Romalılar on ve dokuz
Benim en sevdiğim ayettir;
Mesih’in Rab olduğunu açıkça söylersem,
Tanrısal lütuf aracılığı ile kurtulurum;
Çünkü oradaki vaat sözleri
Altın harfler ile parlarlar:
Romalılar on ve dokuz.