21 Mayıs

“Size doğrusunu söyleyeyim, buğday tanesi toprağa düşüp ölmedikçe,
yalnız kalır. Ama ölür ise çok ürün verir.”  (Yuhanna 12:24)

Bir gün bazı Grekler Filipus’a geldiler ve “Efendimiz, İsa’yı görmek istiyoruz” diye ricada bulundular. Ama onlar İsa’yı neden görmek istediler? Belki de onu rağbet gören yeni bir düşünür olarak beraberlerinde Atina’ya geri götürmek istemişlerdi. Ya da belki O’nu şimdi artık kaçınılmaz gibi görünen çarmıha gerilme infazından kurtarmak istemişlerdi.

İsa onlara önemli hasat yasalarından birini kullanarak yanıt verdi: eğer bir buğday tanesinin ürün vermesi isteniyor ise, toprağa düşmesi ve ölmesi gerekirdi. Eğer İsa Kendisini ölümden kurtarmak istese idi, tek başına kalırdı. Cennetin yüceliklerinden sadece Kendisi zevk almış olurdu; orada O’nun yüceliğini paylaşmak için kurtulmuş hiç bir günahkar bulunmazdı. Ama eğer ölür ise, pek çok kişinin sonsuz yaşamın tadını çıkartacağı bir kurtuluş yolu sağlamış olurdu. O’nun için rahat bir yaşam sürmek yerine Kendisini feda ederek ölmesi zorunlu idi.

Bir kez T.G.Ragland şöyle demiştir:

“Başarıyı garanti eden tüm planlar içinde en kesin olanı, Mesih’in planıdır: bir buğday tanesi olarak toprağa düşmek ve ölmek. Eğer buğday taneleri olmayı reddeder isek, eğer ne ümitleri feda eder, ne karakteri, ne de malı mülkü ya da sağlığı tehlikeye atmaz isek, ya da Mesih uğruna çağrıldığımız zaman, evi terk etmez ve aile bağlarını kırmaz isek, o zaman tek başımıza kalırız. Ama eğer ürün vermek istiyor isek, bir buğday tanesi haline gelerek ve ölerek bereketli Rabbimizin Kendisini izlememiz gerekir, o zaman çok ürün veririz.

Yıllar önce Afrika’da Tanrı için kalıcı hiç bir ürün görmeksizin durup dinlenmeden çalışan bir hizmetkar grubu ile ilgili bir yazı okumuştum. Sonunda umutsuzluk içinde Tanrının önüne gidecekleri bir konferans düzenlemek için duyuruda bulundular. Konferansta devam eden konuşmalar sırasında hizmetkarlardan biri şöyle dedi:

“Ben bir buğday tanesi toprağa düşüp ölmediği sürece hiç bir zaman bir bereket göremeyeceğimizi düşünüyorum.”

Bundan kısa bir süre sonra aynı hizmetkar hastalandı ve öldü. O zaman önceden bildirmiş olduğu hasat başladı.

Samuel Zwemer şunları yazdı:

Ancak bir kayıp aracılığı ile bir kazanç sağlanır,
Sadece bir çarmıh aracılığı ile kurtuluş gelir.
Buğday tanesinin çoğalması için
Toprağa düşmesi ve ölmesi gerekir.
Altın başaklarını Tanrıya sağlayan
Olgun tarlalar gördüğünüz zaman,
Bazı buğday tanelerinin öldüğünden emin olabilirsiniz.
Orada bazı canlar çarmıha gerilmiştir —
Biri mücadele etmiş, ağlamış ve dua etmiştir,
Ve dehşete düşmeden cehennem lejyonları ile savaşmıştır.