9 Mart

“Ruhun ürünü yumuşak huyluluktur…”  (Galatyalılar 5:22)

Yumuşak huyluluk özelliği üzerinde düşündüğümüz zaman, korkak ve zayıf bir karakteri canlandıran Caspar Milquetoast adlı çizgi film kahramanı aklımıza gelir. Ama Ruhun bu ürünü oldukça farklı bir şeydir. Zayıflık ya da güçsüzlükten değil, doğaüstü bir güçten kaynaklanır.

Yumuşak huyluluk, her şeyden önce imanlı bir kişinin Tanrının, yaşamı ile ilgili tüm planlarına severek teslim olmasına işaret eder. Yumuşak huylu adam Tanrının isteğine isyan etmeden, sorgulamadan ya da şikayet etmeden boyun eğer.

“Tanrının hata yapmayacak kadar bilge ve kaba olmayacak kadar sevecen olduğunu bilir.”

 Şans ya da tesadüf gibi şeylerin mevcut olmadığının farkında olduğu için Tanrının yaşamında gerçekleşen her şeyi iyilik için işlediğine inanır.

Yumuşak huyluluk aynı zamanda imanlının diğer kişiler ile olan ilişkisini de kapsar. Yumuşak huylu kişi bu ilişkilerde kendini geri planda tutar, kendi fikrinde ısrar etmez ve alçakgönüllüdür, asla kibirli değildir. Yumuşak huylu kişi terbiyeli davranan kişidir. Yanlış bir şey söylediği ya da yaptığı zaman,

“özür dilerim, lütfen beni affet”

 diyerek kibir karşısında zafer kazanmış kişidir. İtibarını kaybetmektense öz saygısını kaybetmeyi tercih eder. Doğruyu yaptığı için acı çektiği zaman, karşılık vermeyi aklına bile getirmeden bu duruma sabır ile katlanır. Yalan yere suçlandığı zaman, kendini savunmaz. Trench’in de söylemiş olduğu gibi, yumuşak huylu kişi diğer kişiler kendisini incittiği ve ona hakaret ettikleri zaman, Tanrının bu durumlara kendisini terbiye etmek ve arıtmak amacı ile izin verdiğini düşünür.

Biri yumuşak huylu bir kişiyi şöyle tanımlamıştır:

 “Tanrının isteğini güceniklik duymadan kabul eden ve içsel gücü sayesinde nazik ve yumuşak olmayı başarabilen ve Tanrının mükemmel kontrolü altında olan kişi.”

 Bir kilise cemiyetinin üyesi, Dr. Alexanander Whyte’a toplulukta bulunan birinin imansız biri olarak kınandığını söylediği zaman, Dr. Whyte çok kızdı. Aynı kişi, bu iddiada bulunan cemiyet üyesinin aynı zamanda Dr. Whyte’ın da gerçek bir imanlı olmadığını söylediğini sözlerine ekledi. Dr.Whyte ona şu karşılığı verdi:

” Lütfen hemen bürodan ayrıl ki, ben tek başıma kalabileyim ve Rabbin önünde yüreğimi sınayabileyim.”

 İŞTE BU yumuşak huylu olmaktır.

Hepimiz “yumuşak huylu ve yüreği alçakgönüllü Olan’ın boyunduruğunu takınmaya çağrıldık. Bunu yaptığımız zaman, canlarımız huzur bulur ve yeryüzünü nihai olarak miras alırız.