26 Mart

“Bundan sana ne? Sen ardımdan gel!” (Yuhanna 21:22)

Rab İsa Petrus’a yaşlanacağını ve sonra şehit olarak öleceğini tam söylemişti ki, Petrus hemen Yuhanna’ya doğru baktı ve yüksek ses ile Yuhanna’nın daha iyi bir geleceği olup olmayacağı konusundaki merakını dile getirdi. Rabbin Petrus’a yanıtı ise şöyle oldu:

“Bundan sana ne? Sen ardımdan gel!”

Petrus’un tutumu bize Dag Hammarskjold’un şu sözlerini hatırlatır:

“Size verilmeyen bir şeyden diğer kişilerin zevk almaları halinde duyduğunuz acılık, her şeye rağmen, her zaman, ani öfke ile parlamaya hazırdır. Bu acılık en iyi hali ile bir kaç güneşli gün boyunca sesini çıkarmadan durabilir. Ama yine de söz ile anlatılamaz bu kötü seviyeye geldiği zaman, kendisini hala ölümün gerçek acılığının bir ifadesi olarak gösterir – diğer kişilerin yaşamalarına izin verilmiş olması ile ilgili gerçek acıdır.”

Rabbin sözlerini yürekten kabul ettiğimiz takdirde, bu tutumumuz Hıristiyan halkı arasındaki pek çok sorunu çözecektir.

Diğer kişilerin bizden daha fazla refah içinde olduklarını gördüğümüz zaman, güceniklik duymamız çok kolay olur. Rab onların yeni bir eve, yeni bir arabaya ve göl kenarındaki bir dağ evine sahip olmalarına izin vermiştir.

Biz, iki ya da üç kronik hastalık ile mücadele eder iken, Rabbe daha az adanmış olduklarını gözlemlediğimiz diğer kişilerin sağlıkları yerindedir.

Bir aile, atletizm ve akademi konusunda başarılı güzel görünümlü çocuklara sahiptir, bizim çocuklarımız ise sıradan ve dikkat çekmeyen çocuklardır.

Diğer imanlıların bizim yapma özgürlüğümüzün olmadığı şeyleri yaptıklarını görürüz. Yaptıkları şeyler günahlı olmasa dahi, yine de onların özgürlükleri nedeni ile güceniklik duyarız.

Söylemesi üzücü, ama Hıristiyan görevliler arasında belirli ölçüde bir kıskançlık da söz konusudur. Bir vaiz gücenir, çünkü bir başka vaiz daha büyük rağbet görmektedir, daha fazla dostu vardır, herkesin dikkatini daha çok çeker. Ya da bir başka vaiz darılır ve kırılır, çünkü meslektaşı kendisinin onaylamadığı yöntemler kullanır.

Rab, tüm bu değersiz tutumlara karşı, çarpıcı güce sahip şu sözleri söyler:

“Bundan sana ne? Sen ardımdan gel!”

 Rabbin, diğer Hıristiyanlara nasıl davrandığı bizi gerçekten hiç ilgilendirmez. Bize düşen sorumluluk, O’nun bizim için planlamış olduğu yol ne olur ise olsun, O’nun ardından gitmektir.