17 Mart

“At ya da katır gibi anlayışsız olmayın.”  (Mezmur 32:9)

Bana göre, at ve katır, Rabbin rehberliğini aradığımız zaman, sahip olabileceğimiz iki yanlış tutumu resmeden örnekler gibidirler. At önde olmak, katır ise arkada kalmak ister. At sabırsız, heyecanlı ve yerinde duramayan bir hayvandır; katır ise, inatçıdır, söz dinlemez ve tembeldir. Mezmur yazarı her iki hayvanın da anlayışlarının olmadığını söyler. Her ikisinin de gem ve dizgin ile kontrol edilmeleri gerekir, aksi takdirde efendilerinin yanına yaklaşmayacaklardır.

Tanrının arzusu, O’nun yönlendirişine duyarlı olmamız, O isteğinin ne olduğunu gösterdiği zaman, kendi bilgeliğimiz ile öne çıkmamamız ya da geride kalmamamızdır.

Aşağıda bu konuya yardımcı olacağını düşündüğümüz bir kaç kurala yer veriyoruz:

Tanrının, bize verdiği yönü, iki ya da üç tanığın ağzından onaylamasını isteyin. Tanrı,

“Söylenen her söz iki ya da üç tanığın sözü ile doğrulansın.” (Matta 18:16)

 Bu tanıklar, Kutsal Yazılardaki bir ayet, diğer Hıristiyanların öğüdü ve koşulların bir noktada harika bir şekilde birleşmeleri gibi durumlar ile ortaya çıkabilir ve bize konuşabilirler. Eğer O’nun isteği ile ilgili iki ya üç kesin ima alırsanız, o zaman hiç bir kuşkunuz ya da korkunuz kalmayacaktır.

Eğer Tanrının rehberliğini arıyor iseniz ve bu rehberlik gelmiyor ise, o zaman Tanrının size verdiği rehberlik, bulunduğunuz yerde durmanızdır.

“Gitmek ile ilgili karanlık, kalmak ile ilgili ışıktır.”

Rehberliğin çok net hale gelmesi için bekleyin, öyle ki, bu rehberliği reddetmek, kesin itaatsizlik haline gelsin. İsrailoğullarına  bulut ve ateş sütunu hareket edene kadar harekete geçmeleri yasaklanmıştı. Kendi düşüncelerinin ürünü olan bir mantık ile bağımsız hareket etme eylemlerine bahane bulamazlardı. Onların sorumluluğu bulut harekete geçtiği zaman hareket etmeleri idi – daha erken ya da daha geç değil.

Sonunda, Mesih’in esenliği yüreklerinizde hakem olsun. Bu sözler, Koloseliler 3:15 ayetinin özgür bir çevirisidirler. Şu anlama gelirler: Tanrı gerçekten yön veriyor ise o zaman herhangi bir yol ile değil, yalnızca doğru yol ile ilgili esenliğe sahip olmamız için zihinlerimizi ve yüreklerimizi de benzer şekilde etkileyecektir.

Eğer tanrısal isteği bilmek için çok istekli isek ve bu isteğe hemen itaat edecek isek, o zaman Tanrının gem ve dizginine ihtiyaç duyulmayacaktır.