6 Kasım

“Rabbin kurtardıkları dönecek, sevinç ile haykırarak Siyon’a varacaklar.
Yüzlerinde sonsuz sevinç olacak. Onların olacak coşku ve sevinç,
üzüntü ve inilti kaçacak.” (Yeşaya 51:11)

Yeşaya’nın bu peygamberliği söylendiği ortam,  Tanrının seçilmiş halkının Babil’deki yetmiş yıllık sürgünden sevinçli dönüşlerine işaret eden bir ortamdır.

Bu peygamberlik sözleri aynı zamanda Mesih’in tüm İsrail halkını dünyadan toplayarak geri getireceği zamanı, yani halen gelecekte yer alan bir zaman dönemine işaret ediyor da olabilir. Bu dönem de çok büyük coşkulu bir kutlama zamanı olacaktır.

Ama bu ayeti en geniş anlamı ile uygulayacağımız alan kilisenin göğe alınmasına ilişkin alan olacaktır ve bu konuda haklıyız. Rabbin bağırması, Baş meleğin sesi ve Tanrının çaldırdığı boru sesi ile tüm çağlarda kurtarılmış olan kişilerin bedenleri bulundukları mezarlardan dirileceklerdir. Henüz yaşamakta olan imanlılar göz açıp kapayana kadar geçen kısa bir süre içinde değiştirilecekler ve onlar ile birlikte Rabbi havada karşılamak üzere onlara katılacaklardır. Ve ondan sonra Baba’nın evine doğru büyük bir alay ile yolculuk başlayacaktır.

Tüm bu yolculuk esnasında bu alaya melekler ordusunun da refakat edeceği çok büyük bir olasılıktır. Bu alayın başında ölüm ve mezar üzerinde görkemli zaferi kazanmış olan Kurtarıcının Kendisi yer alacaktır. Sonra ise her oymak, dil, halk ve uluslardan oluşan kurtarılmışlar topluluğu Kurtarıcıyı izleyecektir. Tahtın çevresinde sayıları binlerce binler, on binlerce on binler olacak ve yüksek ses ile şöyle diyeceklerdir:

“Boğazlanmış Kuzu, gücü, zenginliği, bilgeliği, kudreti, saygıyı, yüceliği ve övgüyü almaya layıktır.”

Bu topluluğun içindeki her bir kişi, Tanrının harika lütfunun bir kupasıdır. Her biri günah ve utançtan kefaret ile kurtarılmış ve İsa Mesih’te yeni yaratık yapılmıştır. Bazıları imanları nedeni ile derin sıkıntıdan geçmişlerdir, bazıları ise İsa Mesih uğruna hayatlarını feda etmişlerdir. Ama şimdi tüm yaralar ve bozulmalar yok olmuştur ve kutsallar ölümsüz ve yüceltilmiş göksel bedenlerine kavuşmuşlardır.

İbrahim ve Musa, Davut ve Süleyman, hepsi oradalar. Sevgili Petrus, Yakup, Yuhanna ve Pavlus da oradalar. Martin Luther, John Wesley, John Knox ve John Calvin de oradalar. Ama onlar artık Tanrının saklı olanlarından olarak dikkat çekmiyorlar, yeryüzünde tanınmıyor olsalar bile cennette çok iyi tanınmaktalar.

Şimdi kutsallar Kral’ın sarayına doğru yürümekteler. Üzüntü ve inilti artık sonsuza kadar yok oldular ve yüzlerinde sonsuza kadar kalıcı sevinçli coşku var. İman, göz ile görünür hale geldi ve umut uzun zamandır süren beklentisine kavuştu. Yeryüzünde birbirlerini seven kişiler, aileler coşku dolu kucaklamalar ile birbirlerini kucaklamaktalar. Sevinç ve coşku her şeyden üstün. Herkes kendisini günahın derinliklerinden yüceliğin böylesine muhteşem doruğa getirmiş olan bu şaşırtan lütuf nedeni ile huşu içinde.