11 Haziran

“Tanrıyı biz sevmiş değildik, ama O bizi sevdi.
Ve Oğlu’nu günahlarımızı bağışlatan kurban olarak dünyaya gönderdi.
İşte sevgi budur.” (1.Yuhanna 4:10)

Sevgi, Tanrının diğer insanlar üzerine sınırsız bir şekilde boca etmesine neden olan bir niteliği değildir. O’nun sevgisi sevdiklerine iyi ve mükemmel armağanlar vermesi ile gösterilir.

Tanrının bu sevgisinden söz eden pek çok ayetten yalnızca birkaç tanesine verecek yerimiz var.

“Seni sonsuz bir sevgi ile sevdim. Bu nedenle sevecenlik ile seni kendime çektim” (Yeremya 31:3).

“Tanrı ise bizi sevdiğini şunun ile kanıtlıyor: Biz daha günahkar iken Mesih bizim için öldü.” (Romalılar 5:8)

“Ama merhameti bol olan Tanrı, bizi çok sevdiği için bizi Mesih ile birlikte yaşama kavuşturdu –” (Efesliler 2:4)

“Çünkü Tanrı dünyayı o kadar çok sevdi ki, biricik Oğlu’nu verdi. Öyle ki, O’na iman edenlerin hiç biri mahvolmasın, hepsi sonsuz yaşama kavuşsun.” (Yuhanna 3:16)

Yuhanna, “Tanrı sevgidir” dediği zaman, (1.Yuhanna 4:8), Tanrıyı tanımlamaz, ama bu ifadesi ile ısrar ettiği nokta, sevginin O’nun tanrısal doğasındaki ya da özündeki anahtar olduğu düşüncesidir. Biz sevgiye tapmayız, sevgi olan Tanrıya taparız.

Tanrının sevgisinin başlangıcı yoktu ve sonu olamaz. O’nun sevgisinin boyutları sınırsızdır. Sevgisi mutlak saftır; bir bencilliğin ya da herhangi başka bir günahın lekesi bulunmaz. Tanrının sevgisi fedakardır, bedelini asla düşünmez. Yalnızca diğer kişilerin rahatını ister ve karşılığında hiç bir şey beklemez. Yalnızca sevilmesi kolay kişilere değil, sevilmesi imkansız kişilere de ulaşır ve dostları sevdiği gibi düşmanları da sever. Sevgi, sevdiği kişileri, erdemleri neden ile sevmez, sevginin kaynağı yalnızca Veren’in iyiliğidir.

Bu üstün gerçeğin pratikteki ifadeleri aşikardır. Pavlus,

“Bunun için sevgili çocukları olarak Tanrıyı örnek alın. Mesih bizi nasıl sevdi ise ve bizim için kendisini güzel kokulu bir sunu ve kurban olarak nasıl Tanrıya sundu ise, siz de öylece sevgi yolunda yürüyün.” (Efesliler 5:1,2)

 Sevgimizin Rabbe yükselmesi gerekir, bizden kardeşlerimize akması gerekir ve kurtulmamış olan dünyaya yayılması gerekir.

Aynı zamanda en derin tapınmayı aşılayana şeyin de O’nun sevgisi hakkında düşünmek olması gerekir. O’nun ayaklarının dibine kapandığımız zaman, sürekli olarak şunları tekrar etmemiz lazımdır:

Beni nasıl böyle sevebiliyor ve aynı zamanda
Tanrı olabiliyorsun?
Aklım sevgini anlamayabilir,
Ama sevgin yüreğim için güneş ışığıdır.