6 Eylül

“Rab Tanrı Aden bahçesine bakması ve onu işlemesi için onu oraya koydu.”  (Yaratılış 2:15)

Bazı kişilerin düşüncelerinin aksine, çalışmak bir lanet değildir. Çalışmak bir berekettir. Günah, daha dünyaya girmeden çok önce Tanrı Adem’i Aden bahçesine bakması için görevlendirdi. Tanrı, toprağı insan günah işledikten sonra lanetledi; ama Tanrı çalışmayı lanetlemedi. Toprak ile çalışarak yaşamını kazanmak için uğraşan insan, üzüntü, emek, hayal kırıklığı ve alın teri ile karşılaşacak idi (Yaratılış 3:17-19).

Eski bilge biri şöyle dedi:

“Kutsanmış çalışma! Eğer Tanrının lanetine katlanıyor isen, o zaman kim bilir bereketi ne kadar iyidir?” 

Ama çalışmak Tanrının lanetini taşımaz. Çalışmak temel varlığımızın bir parçasıdır. Çalışmak, yaratıcılık ve öz değer ihtiyacımızın bir kısmıdır. Eğer başıboş ve aylak yaşar isek, günah işleme tehlikesi had safhaya çıkar. Ve genellikle aktif bir yaşamdan emekli olduğumuz zaman, parçalara ayrılmaya başlarız.

Tanrının, halkına çalışmalarını emrettiğini unutmamamız gerekir

(“Haftanın altı günü çalışacaksın” Mısır’dan Çıkış 20:9).

 İnsanlar bunu görmezlikten gelmeye eğilimlidirler ve buyruğun yedinci günde dinlenmelerini emreden diğer kısmını vurgulamaya meraklıdırlar.

Yeni Antlaşma, çalışmayan kişiyi, düzensiz ya da kuralsız bir kişi olarak belirtir ve çalışmayan kişi için aç kalması dahi söylenir (2.Selanikliler 3:6-10).

Rab İsa bize, çok çalışan Biri için en büyük Örnek’tir.

“O’nun günleri ne kadar da zahmetli geçti! O, uzun geceler dua ederek çalıştı! Hizmet verdiği üç yıl O’nu yaşlı bir kişi haline getirdi. ‘Sen daha elli yaşında bile değilsin’ diyerek insanlar O’nun yaşı ile ilgili çok kabaca ve yanlış olan bir tahminde bulundular. Elli mi? O, yalnızca otuz yaşında idi. Bu konuyu gizlemeyeceğim.” (Ian MacPherson)

Bazı kişiler, çalışma konusunda alerjik bir durum geliştirmişlerdir, çünkü işleri bazı kabul edemedikleri özelliklere sahiptirler. Bu kişilerin, hiç bir işin tamamen ideal olmadığının farkına varmak zorundadırlar. Her meslekte bazı zor özellikler vardır. Ama Hıristiyan yaptığı işi Tanrının yüceliği için yapabilir, “herhangi bir şekilde değil, ama zaferli olarak.”

İmanlı, yalnızca kendi ihtiyaçları için değil, ama aynı zamanda ihtiyaç içinde olan diğer kişilere yardım etmek için de çalışır (Efesliler 4.28). Bu tür bir yaklaşım çalışma konusuna yeni ve bencil olmayan bir amaç ekler.

Sonsuzlukta bile çalışacağız, çünkü “O’nun hizmetkarları O’na hizmet edeceklerdir” (Vahiy 22:3).

Bu arada geçen zaman zarfında Spurgeon’un öğüdünü izlememiz gerekir:

“Kendinizi çalışarak öldürün ve sonra kendinizi tekrar diriltmek için dua edin.”