Çölde Sayım 33 – 34

Çölde Sayım 33 – 34 Bu bölümlerden ilki bize Tanrı halkının çöldeki yolculukları ile ilgili harika anlık tanımlamalar verir. Bu bölümü okuyan herkes Tanrının çok açık bir şekilde sergilediği sevgisi ve ilgisi tarafından derinden etkilenecektir. Tanrının çaresiz haldeki halkının yolculukları ile ilgili Musa’ya böyle bir kayıt yaptırdığını düşünmek! Mısır’dan çıktıkları andan – ölüm ve karanlık … Read more

Çölde Sayım 32

Çölde Sayım 32 Bu bölümde kaydedilmiş olan gerçek dikkat çekecek olan tartışmalara neden olmuştur. İki oymağın ve bir oymağın yarısının tutumları ilgili olarak ileri sürülen çeşitli düşünceler mevcuttur. Miraslarını Şeria nehrinin çöl tarafında olan kısmında seçmek ile doğru mu yoksa yanlış mı hareket ettiler? Mesele budur. Bu konudaki davranışları gücün mü yoksa zayıflığın mı ifadesi … Read more

Çölde Sayım 31

Çölde Sayım 31 Burada Musa’nın yeryüzündeki yaşamının son sahnesini görürüz; Yasanın Tekrarı kitabının 34.bölümünde Musa’nın kişisel öyküsünü görmüş olduğumuz gibi. “Rab Musa’ya, ‘Midyanlılardan İsraillilerin öcünü al; sonra ölüp atalarına kavuşacaksın’ dedi. Bunun üzerine Musa halka, ‘Midyanlılara karşı savaşmak ve onlardan Rabbin öcünü almak üzere aranızdan adamlar silahlandırın’ dedi. ‘Savaşa İsrail’in her oymağından bin kişi gönderin. … Read more

Çölde Sayım 30

Çölde Sayım 30 Bu kısa parça istisnai bir düzen olarak adlandırılabilir; özellikle İsrail’e hitap eder. Ve verilen antlar ve antlaşmalar konuları ile ilgilidir. Bu konu hakkında erkek ve kadının farklı konumlarda yer aldıklarını anlarız: “Eğer bir adam Rabbe adak adar ya da ant içerek kendini yükümlülük altına sokar ise, verdiği sözü bozmayacak ve ağzından her … Read more

Çölde Sayım 28 – 29

Çölde Sayım 28 – 29 Bu iki bölümün birlikte okunmaları gerekir; her ikisi birlikte kitabımızda pek çok ilgi alanına ve bilgiye gebe olan farklı bir kısım oluştururlar. 28.bölümün ikinci ayeti bize tüm kısmın içeriğinin yoğun bir ifadesini verir. “Ve Rab Musa’ya şöyle dedi: ‘İsrailliler’e buyur ve de ki, ‘Bana sunacağınız sunuyu – yakılan sunu ve … Read more

Çölde Sayım 27

Çölde Sayım 27 Bu bölümün başlangıç paragrafında kaydedilmiş olduğu gibi, Selofhat’ın kızlarının tutumu biraz önce yorumunu yaptığımız imansızlık ile ilgili çarpıcı ve hoş bir karşıtlık ortaya koyarlar. Şurası kesindir ki bu kızlar tanrısal temeli terk etmek için her zaman hazır olan, tanrısal standardı düşüren ve tanrısal lütuf aracılığı ile sağlanan ayrıcalıkların önüne geçen kuşağa ait … Read more

Çölde sayım 26

Çölde sayım 26 Bu bölüm Çölde sayım kitabının en uzun bölümlerinden biri olmasına rağmen büyük çapta kayda değer bir açıklama içermez. Bu bölümde halkın vaat edilen diyara girmek üzere iken ikinci bir sayılışını okuruz. Bunu düşünmek çok üzücü, ama ilk sayımda altı yüz bin savaş adamı var iken bu ikinci sayımda yalnızca iki kişi vardır … Read more

Çölde Sayım 25

Çölde Sayım 25 Bu bölümde önümüzde yepyeni bir olayın sayfaları açılır. Pisga dağının tepesinde bulunduk ve Tanrının İsrail ile ilgili tanıklığına kulak verdik. Ve orada her şey parlak ve güzel idi, tek bir bulut ya da tek bir leke yok idi. Ama şimdi kendimizi Moav vadilerinde buluruz ve her şey değişmiştir. Orada iken Tanrı ve … Read more

Çölde Sayım 22-24

Çölde Sayım 22-24 Bu üç bölüm kitabımızın farklı bir kısmını oluştururlar – zenginliği ve çeşitliliği bol bir eğitim ile gerçekten harika bir kısımdır. Bu kısımda bize önce açgözlü peygamber ve ikinci olarak da O’nun son derece güzel ve yüce peygamberlikleri sunulmuştur. Balam’ın durumunda gerçekten de garip bir kötülük mevcuttur. Balam’ın para sevdiği aşikardır – ne … Read more

Çölde Sayım 21

Çölde Sayım 21 Bu bölüm önümüze öncelikle önemli müjdecilik örneği olan “tunç yılanın” aşina olduğumuz ve hoş buyruğunu getiriyor. “Edom ülkesinin çevresinden geçmek için Kamış denizi yolu ile Hor dağından ayrıldılar. Ama yolda halk sabırsızlandı. Tanrıdan ve Musa’dan yakınarak, ‘Çölde ölelim diye mi bizi Mısırdan çıkardınız?’ dediler. ‘Burada ne ekmek var ne de su. Ayrıca … Read more